sen ustaydın ben çırak,
sen bilgeydin ben sana aç.
o yüzden dilim tutulur,
konuşmaz seni dinlerdim...
ömür geçti, çok bir şey değişmedi.
sen hâlâ bilgesin, ben geveze çırak...
sere serpeydi hüznün,
öyle sessiz, öyle yalnız.
uzanmış gibi kollarına baharın,
öyle mahzun, öyle çaresiz.
rüzgarlara bırakmıştın sesini
sanki korkuların var gibi...
Serin bir rüzgar eser, seni getirir.
Çaresizliğin içinden çekip çıkarır.
Yitirilmiş duyguları, yitirenleri,
Sessiz ağlayışları, gönülden yakarışları.
Umutsuzluk şarkıları duyulur derinden
İçlerinden birini seçer, dinlerim
Sersem sevdam seni bırakmaz
Tükenir belki yorulur koşmaktan
Yine uslanmaz, arlanmaz
Ölsem de senden vazgeçmez
Yokluklar beni bırakmaz
Sevmesen de seni unutmaz
serseri bir sevdadır peşine düşülen
çoğu zaman yalınayak koşarak
her adımda yüreğinide kanatarak
derdin ne diye soranda olmaz üstelik
zaman geçer kendinle konuşursun
aklını olur olmaz şeylere yorarsın
sevda değildi bu delice bir aşk,
sonsuza kadar sürecek masaldı sanki...
hiç bitmeyecek baharlar düşlemiştim;
bak saçlarıma kış geldi ne çabuk!
ayrılıklar yazdın kendi ellerinle,
ne sen güldün nede ben, öldük say.
sevdiğim bütün şarkıları
çalmak istiyorum sana,
hani dinlerken, beni ağlatanları diyorum...
işte aklımda olan ne varsa sana ait,
hepsini yazdığımı sanıyorum,
ama bir şarkı ile,
sevdiğim iki şehir;
biri samsun, diğeri istanbul...
biri seni gönlüme koyan,
diğeri benden alıp,
koynunda saklayan...
SEVGİLİ...
Bazen YAREN bazen ALLAH dır...
EVLAT dır, KARDEŞ dir,
ANA BABA dır...
Bazen de toprak, yaprak,
Yağmurdur, buluttur...
sevilecek bir yanın da yok oysa,
içimi delen o gözlerin de olmasa...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!