Saçların sarısı düşer,
Düşlerin gülümser.
Bir de sen güldün mü!
Bu kadarı bana yeter!
02.12.2016 09:55
İstasyonun birinde,
Herhangi bir saatte,
Beklemek seni neyse,
Sevmeni beklemek öyle işte!
İmkânsızlığın sınırlarında
Son sürat.
Kapandaki peyniri gördü şaşkın fare
Baktı aşk ile hissetti nefsinin derinliklerinde.
Yavaşça yürüdü yürüdü, bilinmeyene.
Bir sağına baktı bir soluna. Görmedi karanlığı
Aklında peynir sadece, şaşkın işte…
Bilmem kaç aylık ömür kurban olacaktı düşlerine.
Nasıl vurduysan artık
Kaç zaman oldu kendime gelemedim.
Ruhumda iflah olmaz kırgınlık
Kayboldum karanlıklarda, aman diyemedim.
Hala çözemiyorum nedir bu şaşkınlık.
Yaşamaklar varmış kendimi veremedim.
Namlusu ruhuma dönük tankların paletleri ısırır gövdemi.
Mevzilerde yaralı askerler kana bular tüm düşlerimi.
Baharlar harcadık yollarında elleri ihanet kokan sevgililerin
Bu toprakların kokusu üstümde nasıl veririm son nefesimi?
23.08.2016
Daha ne istiyorsun? Bitti işte
Bir yıkımlık dünyam vardı sende
Ve pamuk ipliğine bağlı hayallerim
Daha ilk fırsatta sonum oldu sayende
13.01.2010
Dudaklarımın kanadığı andı,
Gelişlerin aklıma.
Yanaklarımda hüznün izleri
Ve ateşleri yokluğun geceleri,
Yırtmaya kıyamadığım bir sayfa,
Yazılmış hatıralarıma…
Ben, senin suçun.
Sen, benim cezam.
Ben bu suçu işlemezdim
Sen olsam (!)
Böyle buyuruyor
Sayın sevdam.
Sebebi var bir tanem,
Ettiğim her yeminin.
Gözlerimde görebiliyorsan
Gülen gözlerini,
Sebebi var sevdiceğim,
Her şey senin için.
Yalnız bir şehir çöreklenmiş içime
Boş sokakları üşüyor, umutsuz yarınlar.
Artık davamız yaşamayı becerebilmek
Hangi yola sapsak önümüz taş duvar.
Sayfalar yırtılmış sayfalar buruş buruş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!