Sıkıştığım yer gönül kapısı.
Neremden tutulsa elde kalıyor.
Aklımda cevabı imkansız sorular
İçim alev alev, ruhum ağrıyor.
Boğazıma kadar çaresizlik hayat yarası.
Bakışların donuk, Bakışların hazan
Gördüğün her neyse koskoca bir yalan
Hayatın anlamını kaybettiği yerde
Bakışların aciz bir can alev alev yanan.
Gözlerinde zamanı görüyorum kaybolan
Neşe-i muhabbet içi gözlerin
Bir içim su misali cennet.
Yerim yok,
İznim yok,
Zaten halim de yok.
Senin sorunun,
Gücünün farkında değilsin.
Çok şekerli kahve kıvamında
Aşkı azdıran gülüşün,
Bahar esintisi misali
Gönülleri coşturan yürüyüşün,
Aklına her geldiğimde,
Gülüyorsun değil mi?
Bu kadar safını,
Aşıkların bu kadar aptalını
Ömrünce görmemişsindir.
Görmedin değil mi?
Gez dolaş dünyayı, görecek misin?
Üç beş gün fazladan yaşasan bilecek misin?
Lale devri misali, diyecek misin?
Akıllara zarar bir ömür sevdiğim
Yalanlar içinde boğulurken gerçek olabilecek misin?
Yarının ardı ölüm,
Söyle;
Yaşanmaz mı gülüm!
Kader dediğin
Kocaman düğüm
Kıyamet kopmadan
Allah’ım bu ne güzellik böyle
Aşk kokuyor edası, yürüyüşü
Can gidiyor can, gülse bir an
Ya Rab! Ben de insanım
Benim de yüreğim var,
Kaldıramaz bir heyecan
Sınırları ateşten haddim,
Duracağım yeri bilmeliydim!
Sen güzellik!
Çepeçevre sarmışsın.
Yüreğimde işgalin,
Söyle nerelere gideyim?
Doğrusu hak etmemiştim.
Bu kadarını beklemiyordum.
Elbet hatalarım var.
Tabi yanlışlarım da…
Seni sevmek mi?
Belki!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!