Seni hep yuvarlağın köşelerinde bekledim,
Belki yolun düşer, belki denk geliriz dedim.
Seni hep yuvarlağın köşelerinde bekledim,
Döndüm dolaştım,
Dağlar, ovalar, yıllar gezip aştım,
Yine aynı sen noktasına vardım.
Taze beyaz çiçekler açsın mah yüzünde,
Seyran et semayı yıldızlı gözlerle.
Taze beyaz çiçekler açsın mah yüzünde,
Uykusuz aşıklar bakıp yazsın yaldızlı sözlerle.
Sen benim en büyük zaafımsın,
Kalp şehrini açan hançerli anahtarsın,
Aşkın büyüsünü koyduğum zarfımsın,
Lakin beni sevmedi ne çok zayıfsın,
Olsun be, bu zaafımla baş tacımsın...
Ne fena çağa düştü ömür,
Elması ettiler kömür,
Yiğitsen gam, cefa sür,
Namertsen hürmet gör,
Alem sağır, insan kör
Ne fena çağa düştü ömür,
Bütün günahlarını zamana yükledi insan
Bitmek bilmeyen hırsını ve zulmünü,
Başka nasıl izah edecekti açgözlülüğünü.
Bütün günahları zamana yükledi insan
Elbet ihtiyarlayacaktı bedeni,
Yorulacaktı nefesi, bitecekti hevesi,
Sen uzak bir şehirdesin
Seslensem aceba gelir misin?
Aslında gelmene gerek yok biliyor musun,
Seni her defasında kalbimin derinliklerinde bulan benim.
Sen benim zamansız çıkıp gelen misafirim,
Bilsen bu halinle seni ne çok seviyorum.
Zaman yırtıcı kuşlar zamanı inan,
Kalbimi aklımdan,
Tenimi ruhumdan
Lime lime koparan
Gagasız yırtıcı kuşlar tanıdım
Kendi cinsimden hemde.
Cana esir düştü zayıf canım
Dayanmaz billahi zayıf tenim,
Vurur sevda yeli zayıfcanım
Dayanmaz billahi zayıftenim.
Zenciri kudretlidir zindanda
Zerreden kürreye sana boyanmışım,
Hem beyazım hem siyahım,
Zerreden kürreye sana yanmışım,
Hem ateşim hem dumanım,
Zerreden kürreye sana kanmışım,
Hem cürufum hem saf karatım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!