Tabip ve Yara 2 Şiiri - Nimet Öner

Nimet Öner
583

ŞİİR


90

TAKİPÇİ

Tabip ve Yara 2

Tabip ve Yara
Dikiş Tutmayanların Sessizliği

Dikiş tutmayan yaralar
birbirini uzaktan tanır
İşte o yüzden
adam konuşmadan oturdu kadının yanına.
Yaralı insanlar
kapıyı çalmaz
acıyla girer birbirinin hayatına.
Adamın ellerinde eski bir kış vardı
çatlamış avuçlarının arasında
yarım bırakılmış dualar,
geç kalmış özürler,
kimseye anlatamadığı çocukluk geceleri.
Bir testi almıştı yanına
sanki içindeki bütün kırıkları
o toprağın içine doldurmuş gibi.
Testinin boynunda
suskunluk vardı.
Çatlayan yerinde
bir kadının adını yıllarca söyleyememiş bir adamın iç çekişi.
Kadın başını eğmiş dinliyordu.
kadınlar dinlerse
kelimeleri değil
yaraların sesini duyar.
kadın da yaralıydı.
Omuzlarında taşınmış yıllar vardı.
Bir evin bütün sessizliğini sırtında taşımış gibiydi.
Bakışlarında
gece yarısı ağlayıp
sabah kimse görmesin diye yüzünü yıkayan insanların yorgunluğu.
Adam testiyi dizlerinin dibine bıraktı.
Sanki al dedi sessizce
ben artık taşımaktan yoruldum.
Kadın testiye baktı uzun uzun.
İnsan,
en çok kendine benzeyenden korkar dedi,
Sonra usulca dokundu toprağa.
Bir anne şefkati gibi değil
bir yaralının başka bir yaralıya dokunuşu gibi.
O an
ikisi de anladı,
İnsanlar herzaman birbirini sevmek için değil
Bazen de birbirinin yarasını duymak için gelir dünyaya.
Gece maviydi.
Sanki bütün gökyüzü
onların suskunluğunu dinliyordu.
Ağaçların arasından geçen rüzgâr
eski bir ağıt taşıyordu.
Adam konuştu sonunda
Yıllarca içimde kanayan yere
isim bulmaya çalıştım.
Meğer adı yalnızlıkmış.
Kadın gözlerini kaldırmadı.
kendi yarasının adı da aynıydı.
İki insan
aynı acının kıyısında oturunca
konuşmalar azaldı
Sessizlik
daha doğru cümleler kurdu.
Adam dedi ki,
İnsan
iyileşmek istemiyor.
Yara kapanırsa
onu hatırlatan son şey de kaybolacak sanıyor.
Kadın içinden
biliyorum dedi.
Sesli söylemedi.
cümleler
ancak kalpte yankılanınca gerçektir.
Sonra gece biraz daha çöktü üzerlerine.
Adam testiyi eline aldı.
Kadın o çatlağı gördü yeniden.
İnce uzun bir kırık.
Tam kalbin geçtiği yerden.
kadın ilk defa gülümsedi.
Kederli bir gülüştü bu.
İnsan ancak kendi acısını tanıyınca böyle gülümser.
Dedi ki,
Toprak çatlamadan
su sızmaz içine.
Adam başını kaldırdı.
İşte o an
iki yaralı insan
birbirinin gözlerinde
aynı yangının küllerini gördü.
Ne aşk dediler buna
ne dostluk.
Böyle şeylerin adı olmaz.
Benzer yakınlıklar
iki kalbin aynı yerden kırılmasıydı.
Gece ilerledi.
Ay sustu.
Dünya biraz daha yoruldu.
İlk kez
iki insan
yaralarını saklamadan oturabildi
aynı sessizliğin içinde.
Asıl mesele
Birinin seni onarması değil
kırıldığın yere korkmadan bakabilmesi
Belki de gerçek iyileşmek buydu

Azra Nimet Öner

Nimet Öner
Kayıt Tarihi : 15.05.2026 18:28:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!