Bir aydır süren bir savaş…
Halkların gözü cephede,
yürekleri korkuda, endişede.
Ama başka bir cephe daha var:
Ekranların ardında,
grafiklerin içinde,
soğuk rakamların dünyasında.
Petrol yükseliyor,
enerji piyasaları dalgalı,
altın ve gümüş güvenli liman diye parlatılıyor.
Ben izliyorum…
Çünkü biliyorum bu dili.
Ekonomi eğitimi aldım,
oyunun kurallarını az çok çözdüm.
Ve görüyorum,
kriz daha büyümeden
pozisyon alanları,
haber düşmeden önce kazananları.
Savaş birileri için felaket,
birileri için fırsat.
İşte burada takılıyorum:
Aklım anlıyor bu düzeni,
ama vicdanım kabul etmiyor.
Nasıl olur da
bir çocuğun korkusu,
bir annenin gözyaşı
bir başkasının kazanç hanesine yazılır?
Nasıl olur da
ölüm kokan bir coğrafya
grafiklerde “yükseliş trendi” diye okunur?
Anlamak zor…
Çünkü bu bir ekonomi meselesi değil artık,
bu bir insanlık meselesi.
Burada asıl mesele ekonomi değil, etik zemin.
Çünkü piyasa dediğimiz şey aslında insan davranışlarının toplu yansımasıdır.
Eğer o davranışın merkezinde vicdan yoksa, ortaya çıkan tablo tam da bu oluyor.
Etik ve Ahlaki Düzlem
Sorun; petrolün yükselmesi, altının değer kazanması değil.
Sorun, bunların hangi niyetle ve hangi bedel üzerinden gerçekleştiği.
Ekonomide “fırsat” diye öğretilen şey,
ahlakta çoğu zaman “istismar”dır.
Bir savaş varsa
ve sen bunu önceden sezip pozisyon alıyorsan,
bu bilgi olabilir.
Ama o savaşı
bir kazanç kapısı olarak görüyorsan,
işte orada etik kırılır.
Çünkü artık mesele
doğru tahmin yapmak değil,
başkasının acısından pay çıkarmaktır.
Piyasalar “duyarsız” denir.
Ama piyasaları yöneten insanlar duyarsız olmak zorunda değildir.
Bugün yaşanan çarpıklık şu:
Ahlaki sorumluluk ile finansal kazanç tamamen ayrıştırılmış durumda.
Bir trader ekran başında
“petrol yükseldi” diye sevinirken,
o yükselişin arkasında
yanan şehirleri düşünmek zorunda hissetmiyor kendini.
Sistem ona şunu öğretmiş:
“Sen sadece rakama bak.”
İşte en tehlikeli kırılma bu.
Çünkü rakamlar konuşmaya başladığında
insan susar.
Benşm zorlanmam ,
iki dili aynı anda okuyor olmamdan kaynaklı
Biri ekonominin dili (veri, grafik, trend)
Diğeri vicdanın dili (acı, adalet, sorumluluk)
Çoğu insan sadece birini bilir.
Benşm çelişkim, aslında farkındalığım.
İnsanlık
bir grafik değildir.
Hiçbir yükseliş
bir çocuğun korkusundan
daha değerli olamaz.
Ve hiçbir kazanç
bir vicdanın kaybını
telafi edemez.
Kemal Tekir
Halkın ,hak kın sesi
Kayıt Tarihi : 27.03.2026 00:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!