Bana soruyorlar:
Neden hiç arayıp sormuyorsun?
Hani yediğiniz içtiğiniz ayrı gitmezdi...
İçimi dönüp cevabını aradığımda
Sanki mühürlü bir kapı ile karşılaşıyorum.
Ne bir ses ne de yankı...
Açılmayınca dilim, hislerimi aktarmaktan aciz kalıyor,
Susuyorum.
Suskunluğum, soranları cesaretlendirirken
Kimse bu duruma anlam yükleyemiyor
Ve sorular tek bir noktada birleşiyor.
Ara!
Aramamak,
Görüşmemek,
Vefasızlıktan mıydı,
Yoksa aynı gökyüzünde farklı yıldızlara bakmaktan mı?
Ya onların bilmedikleri bir dille anlaşıyorsak,
Sözsüz, harfsiz bir dille...
Ya rüyalarında ben, rüyalarımda o varsa
Hangisi düş, hangisi gerçek?
Ya gönüllerimiz çoktan bağını bağlamışsa
Beklentisiz, koşulsuz bir düğümle...
Öyleyse mekânın, zamanın ne önemi vardı?
Nerede olursak olalım,
Ya da aradan ne kadar vakit geçerse geçsin,
Kim koparabilirdi o bağı...
Dediklerini yaptım,
Aradım.
Başkaları dakikalarca konuşabilecekken
Biz birbirimizi yalnızca Allah’a ısmarladık.
Ne bana soranlar tatmin oldu,
Ne de bizi anlayabilen çıktı...
04.03.2025
Mesut TütüncülerKayıt Tarihi : 17.07.2026 15:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!