Saplandı gülüşün.
Bilmediğim, bir yerde.
Nasıl can çekişiyor, görsen.
Yaralı kuşun, son çırpınışları gibi.
Bir ölüm geldi, ücrada.
Bir ürperti, yalnız yolların, izinde.
Gece çöktü birden.
Sabah oldu birden.
İçin için yandı zaman.
Özlemek geldi, oturdu, başköşeye.
Susalım dedin, tüm sesler sustu.
Kuşlar sustu.
Düşerken ağaçtan, yaprak sustu.
Ne zaman? böyle oldu?
İçimdeki çocuk sustu.
Geleceksen söyle.
Gelme habersiz, haberi olsun, gökyüzünün.
Yağmur yağar, sonra, ıslanır saçların.
Üzülür melekler, düştüğüne aynanın.
Üzülür bulut, gölgesinde zamanın.
Gelme sensiz, bu şehre.
Eli ayağına dolanır, buraların.
Bilmez, kaldırım taşı, duracağı yeri.
Sokak lambası, yanar, yerli yersiz.
En güzel çiçekler unutur, rengini.
Bir ayrılık kokusu siner, sümbüllere.
Alev alır, yerde toprak.
Alev alır, sabah vakti imsak.
Güneş, batıdan doğdu, bu sabah.
Kıyamet bir akşamüstü kadar uzak.
Gelme, daha hazır değilim, gidişine.
Kalacaksan sözüm yok.
Ama her geliş, bir gidişe gebe.
Bilirim, bu yüzden, suskunluğum.
Kayıt Tarihi : 17.3.2026 16:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!