Sen ki, şu canın viranında uyandın
Doğmayan bir güneşin sabahında uyandın
Yıkıldı dam, çöktü hayal-i maksudu,
Sakamet şehrinin harabında uyandın
Kokardı lakin, bin şevk ile güller
Sen, kurumuş toprağın susuzluğunda uyandın
Kıyama durdu da mahlukat Makam-ı İbrahim' e
Sen ki muayyen bir zamanın haramında uyandın
Göçtü, bu ilden gönlü zengin pervaneler
Sen ki şimdi bi-varenin diyarında uyandın
Okşamaz ki başını bir bad-ı saba eser de
Sen ki mecnunun en çetin boranında uyandın
Elbet görür aşıklar da bir gün asude' yi
Lakin sen, bir amanın bakışlarında uyandın
Enbiya olsaydı şimdi, işlerdi ruhuna incileri
sen ki, en büyük müznibin nakışında uyandın
Hakkındı elbet senin de gül çehrende tebessüm
Lakin sen, hicran buketinin yaprağında uyandın
Uyudun, yıllarca Şuride' nin aşk-ı suzanında,
Sen ki şimdi, bir divanenin mısrasında uyandın
Kayıt Tarihi : 25.04.2022 12:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!