Geceler soğuk ve karanlık zindanlarda,
Düşer avluya sis, pus ve sürgün.
Sürgüne hazırlanırken ring aracım,
Sessizce beklerim hücremde; sizsiz, kimsesiz...
Şafak sökecek birazdan,
siz belki uyuyor olacaksınız,
Sonbahar deminde uzun bir yola çıkarken ben,
Bir elveda bile diyemeden...
Yollar uzar gider, raylar gibi bitmez bu sızı, Alnımıza yazılmış bu memleketin karayazısı.
Sırtımda hırkam değil, evladımın hasret hırkası,
Giderim meçhule, bir veda bile diyemeden...
Kapanır kapılar ardımdan, demir sesi kulaklarımda,
Adın bir dua gibi titrer her an dudaklarımda.
Zemheri ayazı vursa da şu yorgun şakaklarımda,
Yürürüm karanlığa, bir elveda bile diyemeden...
Azad’ım, oğlum; kalemindir benim asıl mirasım,
Dinsin artık yüreğinde o bitmek bilmeyen yasın.
Ben sussam da tarih senin sesinle konuşsun,
Düşerim yollara, bir elveda bile diyemeden...
Kayıt Tarihi : 4.04.2026 19:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Yeni yazdığım romanda hikayenin kahramanlarında birinin cezaevinden yazdığı bir mektup yazar bu şiiri kahraman gözüyle oğlu azada yazdım




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!