Sümsük Efsane Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3092

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Sümsük Efsane

Geçidini, tozuyla eledi, sıvadı,
Peşinden, çarıklarını fırlattı bıraktı,
Sekerek, çığıra çığıra,
Sazlığın, kuytularına kadar battı.
*
Aksırdı şuradan, sanki bir bora gibi,
Tıksırdı, tıksırdı, nefesi kesik,
Kasırgaya yakalanmış, çığ oldu geçti,
Belirdi çalıların peşinden, vardı oğlan.
*
Çamurdu elleri, yosuna sürtmüş,
Soluk o beniz, kıpkızıl dönmüş,
Maraz varmış, şimdi dinç dönmüş
Çayıra, şaşkın bir kaplan indi.
*
Saldı bedenini şuracığa, zemine yayıldı,
Göçtü adeta, kara yere gömüldü,
Çatlamış çekirdekti, boynunu büktü,
Taze tomurcuk verdi bakışları, dokunma dağ yoldaş.
*
Kekiklerin, şifa olmuş berelerine,
Döşü kabarmış, serin yelle,
Uşak işte, kanmamış sanki eğlenceye,
O da, fikrini divaneliğe satmış.
*
Böğürtlen dikenleri, yırtmış paçasını,
Sürünmüş balçığa, bulamış hırkasını,
Aldırmaz hiç, kanatsa da bacağını,
Vadiye, budala bir ceylan inmiş.
*
Bakıyor aval aval, göğün yüzüne,
Anlamaz, ne oldu düştü bu düzine,
Hasret kalmış, güneşin o közüne,
Gölgeye, mıymıntı bir kurt çökmüş.
*
Teri soğumuş artık, sırtında,
Titrer durur, rüzgarın hışmında,
Akıl kalmamış ki, o fukara başında,
Dereye, sarsak bir ayı dalmış.
*
Dönmez gayri, hanesine barkına,
Karışmış gitmiş, yabanın çarkına,
Sırıtıyor bak, kendi farkına,
Bozkıra, sümsük bir efsane kalmış.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 14.1.2026 14:14:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!