Seni tanımıyorum çocuk
Yüzünü hiç görmedim
Adını bile bilmiyorum
Lakin bize sırtını dönüp,
O buz gibi yerde uzanman,
Ey diktatörler, kan emiciler!
Ey yalakacılar, g.. yalayanlar!
Bağırıyor ve haykırıyorum!
Benim rengim sizden farklıdır.
Ben sizden değilim, ayan ediyorum.
Biliyorum ki;
918 bin kelime bile,
Eşit değilken seni anlatmaya;
Sana seslenmem afat olur,
Yıkım olur bana.
Were em dest pé bikin.
Sen şark dağlarının şahikasında,
Ben mihman olduğum bir ülkede.
Afaki değildir bu şiir, dikkate alın.
Çok salvo bakışlar gördüm, bazı gecelerde.
Hiç bir set yıkılmaz değil, halkın isyanında.
Senin ülkeni iyi bilirim çocuk.
Evleriniz yıkık, virane, perişan.
Çoğunuz yetim-öksüz büyümüş.
Analarınız korka korka doğurur sizi.
Çocukların aklında ölüm korkusu.
Umutlarınızın içinde endişe!
Aşk sardı dört bir yana bu şehri ,
Mesken tuttuk çift başlı kartal formasını.
En derin duygudur seni ince ince düşlemek,
Davamız oldu artık bu kırmızı ve yeşil renkler.
Sert duruşunuzdan, rakiplerin yüreği korkar.
Parçalanıyor her bir adımlarınızla ses telleri.
Direniş göstere göstere çürüttün zalimleri
İçinde kalmadı hiç bir heves, yaşadın her şeyi
Cebinden çıkarırdın sözde babayiğitlerini
Dağlarda hâlâ yankılanır adın.
İçim dışım kokar bir kadın.
Cemalini görmezsem ben darmadağın.
Leke değmesin yüreğine, bana yarsın.
Elin elimdeyken ecel bana varsın.
Kendini tamamla ey söz
Yüreğimde heyecan yapma
Boğazımda düğümlenme
Aklımı kurcalama artık
Korku zamanı değil
Tamamla kendini ey söz
Gittin,
Arkanda ağlayan çocuklar bıraktın.
Yıkıldı içinde barındığım şehir.
Sanki yangınlar yükseldi göğe.
Çığlıklar düşmedi kulaklardan.
Gittin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!