Sükut, Nokta ve Ben

İlban Orkun Karamüftüoğlu
139

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Sükut, Nokta ve Ben

Lacivert bir akşam… Gölgeler uzuyor, usulca.
Elimde bir fincan; buharı, havaya karışan hatıralar gibi.
Sessizlik, kulaklarımda bir küpe… Ve sen?

Rüzgâr, cama vuruyor (aralık kalmıştı, unutmuşum).
İçeride, her şey yerli yerinde: kitaplar, yastık, bu durgunluk.
Dışarıda ise… bir yaprak savruluyor; kendi sonbaharını yaşıyor.

“Gitme,” demiştim oysa. Sesim, odanın ortasında asılı kaldı:
bir soru işareti gibi… Cevap gelmedi; belki de ben duymadım.
Şimdi, her sessizlik anında o cümle geri dönüyor: Gitme?

Belki de giden sensin değil; belki de benim içimdeki bir şey.
Kaybolan ne? Adını koyamıyorum: bir his mi, bir cesaret mi, yoksa…?
Üç nokta koyuyorum; dilim tutuluyor gerisinde.

Zaman, tuhaf bir akış: bazen bir nehir, bazen bir damla.
Bakıyorum saate… İğneler, aynı yeri gösteriyor sanki.
Durmuş olan onlar mı, yoksa ben miyim? Bilmiyorum.

Ve yine de… Kalbim, muntazam atıyor: tum… tum… tum…
Bu ritim, bana ait olan tek gerçek belki de.
Bir virgül kadar kısa, bir nokta kadar kesin.

Gece iyice çöküyor. Pencereden, bir yıldız görünüyor.
Göz kırpıyor bana; sonsuzluktan gelen bir nokta gibi.
Belki de her şey, bu kadar basit: Işık. Karanlık. Ve arada bir ben.

— Şimdi, fincanım boşaldı.
Sessizlik, artık bir yük değil… bir battaniye.
Ve ben, bu cümleleri noktalıyorum.

İlban Orkun Karamüftüoğlu
Kayıt Tarihi : 15.1.2026 00:40:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!