Süheyla'ya E-postalar 2 Şiiri - Metin Keleş

Metin Keleş
225

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Süheyla'ya E-postalar 2

Kimden: Uykusuz gecelerden
Kime: Kavuşamayanlara
Konu: Kanayan aşklar ve hayat üzerine
Bilgi: (Mecnun, Kerem, Leyla, Aslı...)

​Bu bilgi kısmını hiç sevmedim Süheyla. Biliyorsun, bilgi kirliliği diye bir şey var ülkede; buraya bir silgi vuracağım üçüncü aşamada...

​Neyse, merhaba sevgili Süheyla.
​İkinci günün sonunda, ölmediğim için şükürler olsun Tanrı'ma. Ve bana yazmayı bahşettiği için kudretine; imana, aşka, gökyüzüne ve yağmura... Dahası kısa Parliament denen illet de bu işin içinde. İçmesin kimse, bağımlılık çok kötü bir şey. Şiir yazsın gençler; ilim ve bilim öğrensinler...

​Konumuz bu değildi Süheyla. Her şeye besmele ile başlamak ne kadar doğruysa, benim de söze böyle başlamam abes olmamalı diye düşünüyorum...

​Düşünüyorum da Mecnun ile Leyla kavuşsaydı, bugün kaç eser hayatımızda olmayacaktı? Kaç türkü, kaç roman... Bir düşünsene! Ya da Kerem, Aslı'ya kavuşsaydı ateşin, aşkın ve hasretin acısını kim bilecekti? Olmayanı bir yok oluş sayamayız; aksine, varoluş bunu gerektiriyor. Hayat bir sınav niteliğinde devam ederken sabrı, sadakati ve iyi insan olmayı öğrenmeliydik. Üzerinde durmamız gereken konuları es geçip aşkın ve şatafatın peşine düştük.
​Cennet denen ilahi mekanda bile rahat durmayan insan ve soyu, güzel olan her şeyi bozdu. Mesela; göğü sevdi, kirletti. Suyu sevdi, israf etti. Ateşi buldu kendi ırkını diri diri yaktı. Çocukları sevdi, her türlü pisliği reva gördü. "Adil" ismini aldı, adaleti yok etti. "Barış" ismini aldı, savaşlar çıkardı. Eş anlamları zıt anlamlara dönüştürdü. Bunca kötülüğün bir arada harmanlandığı bu gezegende, biz de masum değiliz elbette. Fakat inancımızı az da olsa kaybetmedik; hırsımıza yenildik belki ama insan olmanın birçok kriterini hiç unutmadık sanırım...

​Doğruyu yanlıştan ayıran, doğrunun doğruluğu değildi; yanlışın farkına varamamaktı bence. Yanlışlar olmasa doğrunun anlamı olmayacaktı. "Uzun lafın kısası" diye başlayan kelimelerde, kısa kendinden uzun olanın önüne düşüyor. Uzamasa söz, kısa fark edilmeyecekti mesela.
​Saçmalıyorsam uyarma beni. Saçmalamak istiyorum belki; saçmalamadan mantıklı yaşamayı da beceremiyor insan...

​Neyse Süheyla, saatten haberim yok. Takvimlere de bakmıyorum artık. Nerede akşam orada sabah da değilim. Ama yorgunum ve kırgınım kendime. Zoru neden bu kadar sevdim bilmiyorum. "Yaşamak kolay değil" diyorlar ya hani; katılmıyorum bu cümleye. Zor olanı seçen bizleriz. Her şey ilahi bir kudretle kusursuz yaratılmışken, kusuru biz yarattık; kusursuz yaşayamadık.

​Süheyla, farkındayım; bu yazdıklarım e-posta formatından çıktı, biliyorum. Ama çok doluyum ve içimde büyüyen çocukla beynim arasında yaşını başını almış, çok sevimsiz bir adam var...

​Tamam, bitiriyorum; bu kadar yeter. Üçüncü e-postayı bekleme Süheyla. Ama yazacağımı umuyorum. Ölüm kalım meselesi değil zaten; yazarsam okursun, yazmasam da "Öldü mü acaba?" diye düşünme. Bu düşünceler öldürür insanı, unutma.
​Telaşlı olma; sakin ve temiz yaşa Süheyla. Ben kalan ömrümü böyle tamamlamak istiyorum...
​Sevgi ve saygılarımla.
​Son olarak bir sorum olacak sana:
Sahi, galakside özlem var mı Süheyla?

Metin Keleş
Kayıt Tarihi : 3.08.2026 07:01:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!