Suadiyede Beş Bahar Şiiri - Furkan Arda ...

Furkan Arda Akkaş
5

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Suadiyede Beş Bahar

Suadiye’de bir akşamüstü,
deniz kıyıya yorgun bir şarkı bırakıyordu,
gökyüzü pembeye çalan bir sessizlikti,
ve ben, adını söylemeden seni düşünüyordum.

Bir vapur geçti uzaktan,
içinde kimler vardı bilmiyorum,
belki eve dönen bir adam,
belki birini beklemekten vazgeçmiş bir kadın,
belki de benim gibi
kalabalığın içinde yalnız kalmayı öğrenmiş biri.

Ben seni o gün gördüm sanıyordum,
meğer seni çok daha önce sevmişim.
Bir bakışın vardı,
insanın bütün geçmişini susturan,
bir gülüşün vardı,
hangi mevsimde olursa olsun
içimde çiçek açtıran.

Suadiye’de beş bahar geçti üstümden,
beş ayrı defa yenilendi ağaçlar,
beş ayrı defa denize vurdu güneş,
beş ayrı defa akşam oldu bu kaldırımlarda.
Ama ben her bahar
aynı yerde kaldım,
aynı bankta,
aynı rüzgârın içinde,
aynı seni bekleyen tarafımla.

İlk bahar seni sevdim.
Henüz bilmiyordum
bir insanın başka bir insana
bu kadar sessiz bağlanabileceğini.
Çiçekler açıyordu o zaman,
ben de içimde bir şeylerin açtığını sanıyordum.
Meğer bazı çiçekler
baharla değil,
bir insanın adıyla açarmış.

İkinci bahar
sen biraz uzaktın.
Sokaklar yine aynı sokaklardı,
deniz yine aynı deniz,
martılar yine aynı telaşla
gökyüzünü bölüyordu.
Ama sen yoktun.
Ve insan,
bir şehrin bütün güzelliğini
tek bir insan eksikken
ne kadar kolay kaybediyormuş.

Üçüncü baharda
sana yazmadığım mektuplar biriktirdim.
Her birinin başında sen,
sonunda yine sen vardın.
Bazı geceler
adını yazdım kâğıda,
sonra üstünü çizdim.
Çünkü insan bazen
sevdiği birine ulaşamayınca
kelimelerinden bile utanıyor.

Dördüncü bahar geldiğinde
alıştığımı sandım.
İşte en büyük yalanımdı bu.
İnsan yokluğa alışmıyor,
sadece onunla yaşamayı öğreniyor.
Bir fincan kahvede,
bir şarkının ortasında,
bir vapurun düdüğünde,
bir başkasının gülüşünde
seni aramayı bırakıyor belki,
ama seni bulmuş olmanın
ağırlığını hiçbir zaman bırakamıyor.

Beşinci bahar şimdi.
Suadiye yine aynı Suadiye.
Ağaçların gölgesi kaldırıma düşüyor,
deniz akşamları biraz daha koyu,
güneş biraz daha uzak.
Ben yine buradayım.
Fakat artık seni beklemiyorum.
Bunu söylemek kolay,
inanmak biraz zor.

Çünkü beklemek
bazen bir insanı beklemek değildir.
Bazen eski hâlini beklersin.
Bir zamanlar olduğun kişiyi,
bir zamanlar inandığın şeyleri,
bir zamanlar bir bakışa sığdırabildiğin
o koca dünyayı beklersin.

Ben de seni değil,
senin yanındayken olduğum beni bekledim yıllarca.
O çocuksu tarafımı,
her şeye inanabilen gözlerimi,
bir elin tutulduğunda
dünyanın artık daha güvenli olduğuna inanan kalbimi.

Suadiye’de beş bahar geçti.
Ben beş defa değiştim.
Sen belki hiç bilmedin.
Belki bir gün
bir sokağın köşesinden geçerken
adımı bile hatırlamadın.
Belki de hatırladın,
ama insan bazı isimleri
dilinin ucuna getirip
söylemeden de taşıyabiliyor.

Ben seni öyle taşıdım.

Ne bir fotoğrafın kaldı cebimde,
ne yarım kalmış bir cümlen.
Ama bazı insanlar
eşya gibi kaybolmuyor.
Bir yer bırakıyorlar insanda.
Sen de bende
Suadiye kadar büyük bir yer bıraktın.

Her geldiğimde
deniz biraz seni anlatıyor bana.
Dalgalar kıyıya vuruyor,
geri çekiliyor,
sonra yeniden geliyor.
Belki sevmenin hikâyesi de bu.
Gitmek,
dönmek,
vazgeçmek,
yeniden hatırlamak.

Ama bazı dalgalar
kıyıya ikinci kez aynı hâliyle vurmaz.

Ben de artık
ilk günkü ben değilim.

Bir akşamüstü
yine aynı yerde oturacağım.
Yanımdan insanlar geçecek,
bisikletler, arabalar,
ellerinde kahveleriyle gençler,
eve yetişmeye çalışan insanlar…
Kimse bilmeyecek
benim içimden bir ömrün geçtiğini.

Belki gökyüzünde
yine o pembelik olacak.
Belki deniz
o gün de sessizleşecek.
Ve ben ilk kez
seni düşünmeden
gökyüzüne bakacağım.

İşte o zaman
beşinci bahar tamamlanmış olacak.

Çünkü bazı hikâyeler
kavuşarak bitmiyor.
Bazıları insanın içinde
sessizce yaşlanıyor.
Bir şarkının son notasına,
bir mektubun son satırına,
bir yaz akşamının serinliğine
karışıp gidiyor.

Sen benim
hiç tamamlanmamış şiirimdin.
Her bahar yeniden yazdığım,
her sonbaharda biraz eksilttiğim,
kışın arasında sakladığım,
yaz geldiğinde yeniden hatırladığım.

Şimdi şiirin sonuna geldim.

Ama adını yazmayacağım.

Çünkü bazı isimler
şiirin içinde değil,
insanın içinde kalmalı.

Suadiye’de beş bahar geçti.
Beş defa çiçekler açtı,
beş defa yapraklar döküldü.
Ben her defasında
biraz daha sustum.

Ve şimdi anlıyorum:

Meğer seni sevmek
bir baharı yaşamak değilmiş.

Sen,
benim içimde
hiç bitmeyen
beşinci baharmışsın.

Furkan Arda Akkaş
Kayıt Tarihi : 19.08.2026 04:02:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Forum şiirin hikayesini istiyor fakat hikaye ne bir şiire ne de bir insana aitti. Ama şöyle diyeyim O zaman bu sefer gerçekten "Görüşürüz"

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!