gözlerimde
kutsal bir nehrin balıkları ismail
annem su püsküllerinden
çelenkler takarken başıma
öldüm mü?
içimi sıkan karamsarlığın tur dağından
leylekler havalanıyor
bense tıkılı kaldım
harap bağların
taş duvarların
kalbinde
görsel bir uçurumun kenarından
savrulurken belirsizlikler boşluğa
dünya barut kokusuna radyasyona doyuruluyor ismail
başı server bir çınarın kök ucundan yürüyen
bir karıncanın rahatlığıysa
üzerimizde
her şeyi boşlamış ellerimizin tarihçesini kayda alıyor zaman
dünya topuklarımızın ucundan
ateşleyen lav topu
hoş bulduk
muhteşem azgınlıklar kötülükler çağına
sağa yürüsek bela sola savrulsak yıkıntı
hangi kulvarın yolcusu tepemizdeki güneş
bize ilham veren ay ışığı
nerede ismail
zulüm krallığının
paslı kılıcında telef insanlık
ölüm çöreklenip kıvrılıp yatmış
çocukların süt kokulu
yastığına
zırıl zırıl zırlamaktan geliyorum ismail
üstüm başım kar boran yağmur seli
sırılsıklam kalbim sırılsıklam
keder soluyorum her nefes
aralığında
Tanrının sessizliği çınlatırken gök kubbeyi
suskun gönüllerin kafesini
bu dünyaya neden geldik ismail
haydi toparlanalım
dünyanın tüm çocuklarını çağıralım
açalım cennet kapılarını
tüm kafes kuşlarını salalım
kafeslere terapi dersleri
aldıralım
güzel bir şeyler olsun ismail
taze mevsimler sarsın akar yaralarımızı
güneş iliklerimize kadar yakıp ısıtsın
ısınalım taç yapraklarında çiçeklerin
güller açsın yüzümüzde güller
turuncu kırmızı
Tanr’ının merhametine sunalım
zebanilerin gudubet şövalyelerini
504202612:37
Kayıt Tarihi : 23.04.2026 21:15:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!