SPOR ŞİİRLERİ

SPOR ŞİİRLERİ

Mehmet Halil

Tembel insan kendini yormak istemez, her zaman hazıra konmak ister.
düşünce alanında da aynı, arzu, şehvet, duygular, içki, eğlence daha çok
ilgisini çektiği için, aklını, zekasını da yormaz. Bu nedenle, daha çok, aklına yatan, işine gelen hazır düşünceleri, onları araştırmadan kabullenir, bu kabullenme, internetteki piksel sayısını, hayattaki tekrar sayısıyla eşitlersek,
(ona çok benzer) zaman geçtikçe, tekrarı arttıkça veya yüksek sesle söylendikçe onların kafasında daha netleşmiş olur. Daha belirginleşmiş olur.
artık ondan başkasını görmez. Örnekleri: ikiyüzyıldır bu kadar insan buna inandığına göre, ben onlardan daha iyi mi düşüneceğim... Bunun fiyatı bu kadar yüksek olduğuna göre, vardır bir hikmeti, neden kaçırayım? Bu kadar insan bunun peşinden gidiyorsa boşuna değildir, ben neden üç beş kişinin
temsil ettiği guruba gireyim... Kaç yüz yıllık devlet, en bilgili adamlar başında olduğuna göre neden devletin başındakiler doğru olmayacakmış? Bu kadar yüzyıl kadın için şeytan denilmişse, bu boşuna değildir. Hele tanrıların kitabı da böyle yorumlandıktan sonra, var düşün ötesini... Bunun ardında tabi ki... içgüdüsel olarak güce tapınç da vardır... Her zayıf insan aklını iyi kullanamazsa ki, zayıflığın en büyük sebebi de zaten budur, mutlaka kendinde olmayan, kendinde eksik hissettiği yanlarını başkasında görünce hayranlık duyar. O gücün karşısında erir. Çoğu zaman onun ekseni etrafında dönüp durur. Bütün çektiği sıkıntılara, yediği sopalara rağmen kocasının kulu kölesi olan kadınlar gibi... İşverenin bütün baskılarına rağmen onun ispiyoncusu olan işçiler gibi... Emperyalizmin bütün sömürüsüne karşın, onsuz adım atmayan bazı devletler gibi... daha da uzatılabilir.
Ayrıca yine kolaycı insanların, ne kadar okumuş olursa olsun, işlerini iyi yapma uğruna, bol para kazanma, rahat yaşama kavuşmak için, toplumu aldatmada, zenginden yana tavır alması gibi...
..

Devamını Oku
Mehmet Halil

Balık istifi otobüste, anons üzerine
Adım adım arkaya ilerliyordum
Sağ olsun diğer yolcuların desteklediler de
Onlar sayesinde ayakta durabiliyordum.

Bir anda piyangodan bilet çıkar gibi,
Bir genç ayağa kalktı ve
..

Devamını Oku
Damla Uysal

BEDDUA
Size birinden bahsetmek istiyorum
Ona ben “ismi lazım değil” diyorum.
Gerçek adını ağzıma almıyorum.
Çünkü ona hiçbir değer vermiyorum.
Bu şiiri işte ona yazıyorum.
İçimdeki duyguları açıklıyorum.
..

Devamını Oku
Necip Zeybek

Hafta sonları,
Hiç istemez canım çalışmak.
Yaşıtım kızların, oğlanların kahkahaları,
Hiç bitmez geçerlerken yanımdan,
Palavraları,havaları...

Ah,benimde olsa böyle meşin gocuğum;
..

Devamını Oku
Kamil At

Ağzına yaklaşmış kalbi küçüğün
Yine gökyüzünün şekli değişmedi
Aynı bulutlar devamında göğün
Yüzsüz kenenin şekli değişmedi

Hırsızın maçta sağlamdır yeri
Yirmi iki çıplak, binlerce serseri
..

Devamını Oku
Fatih Taşkın

Bedenin yükünü ayaklar taşır
Ruhunda yükünü ise yürekler

Yıllardır biriken ağırlığımı
Hep sizler çektiniz cefalarımı
Arardım şıklığı ve rahatlığı
Seçerdim en güzel ayakkabıyı
..

Devamını Oku
Hendekli Mehmet Yazıcı

çok zıplıyorsun önder
göreceğim boyunu
dansöz bile oynamaz
senin gibi oyunu

bu ne biçim jump spor
dalmış dünyaya dalmış
..

Devamını Oku
Zekeriya Çavuş

Okyanusları, boğazları, dağları aşalım
Avrasya etabını İstanbul’ da koşalım
Altın, gümüş, bronz madalyalarla coşalım
Şampiyonluklar için Avrasya da buluşalım.
Kucaklayalım yarışanları Avrasya da
Dünyanın incisi altın boynuzlu İstanbul’da

..

Devamını Oku
Refik Recep Pelit

Adım önemli değil ben aslında şişmanım
İnce belli insanlar benim yegane düşmanım
Baklavayı böreği yemessem bin pişmanım
Allahım günahım ne neden böyle şişmanım

Bir ellibeş boy ile doksan kilolardayım
Kemiklerim iri biraz ben aslında zayıfım
..

Devamını Oku
Bilge Atam

Cimbomluydum çocukken
Rengini çok severdim,
Bazen fenerli olup,
Sözde hava atardım.
Beşiktaş akıllıydı,
Adeta uslu çocuk.
Ondanda nasibimi
..

Devamını Oku
Mehmet Yaş

Er Meydanı derler bu meydanlara,
Bileğine güvenenler güreşir.
Selam kispet’ini kuşananlara,
Pehlivan yenilir, yener güreşir.

Haydi bire yiğit, kendini göster;
Çekip el-ense’yi fendini göster!
..

Devamını Oku
Yağmur Karaoğlu Martıcı

Soğuk bir kış günü:
Tovır’dan seker, pilaza’dan iner rüzgâr
Lodos poyraz neredee?
Arabalar balık gibi akar iken caddede:
Şişli girişi
Trafik ışıkları
Ve yaşlıca bir dede.
..

Devamını Oku
Metehan Göktürk

Hep bir umut içinde....hayatımı değiştirecek...
O babacan iyilik meleği yaşlı amcayı...
Bekledim durdum bir sokak köşesinde.
Lüküs arabasıyla bana çarpıp...
Hastane masraflarımı karşılamasını...
Muhteşem köşkünde birkaçgün misafir etmesini...
Sonrada....
..

Devamını Oku
Filiz Baskın

Sen gelmeden hazırladım evi
Odanı, kıyafetlerini
Sevdiğin yemekleri
Kıyafetlerini ütüledim saatlerce
hepsi jilet gibi oldular elim kesildi.
Seni beklerken

..

Devamını Oku
Haluk Cenk Batur

İstanbul’un en güzel çocuğu
Benzer mi hiç öbürlerine?
Beşiktaş’a,Taksim’e,Eminönü’ne.

Çok oynaktır onlar
Bir dakikaları diğerine uymaz.

..

Devamını Oku
Seçkin Gündüz

Haydi
Bir şeyler yapın
Pencereden bakın
Sokağa çıkıp oynayın
Topaçla
topla
çelikçomakla oyalanın
..

Devamını Oku
Hülyalı Gönül

Bir kenara sinmiş ağlıyordu. Göz yaşları iplik gibi akıyordu yanaklarından. Ağlarken, iç çekişi, çocukların oyun oynarken çıkardıkları seslere karışıyordu. Emine’ nin hıçkırıklarını kimse duymuyor, görmüyor veya görmek istemiyordu belki de.

İçinden isyan ediyordu. Kahrediyordu kaderine. Babasızlığına… Fakirliğine…. Her şeye isyan ediyordu. Sessiz feryatlarını kimseye duyuramıyordu nedense.

O mu istemişti böyle olmasını. Ona kalsa ister miydi? İstemezdi elbet. İki odalı, derme çatma, barakalarında en azından, bacaları tütüyordu. Kapılarını kilitleyip, korkusuzca uyuyorlardı anasıyla.

Babasını çok az hatırlıyordu. Hayal meyal, boz bulanık hayaller içinde. Sonra birden bire ortadan kaybolmuş, bir daha da gelmemişti yanlarına. Çocuk aklıyla, ara sıra soruyordu. Anası da o zamanlar, yaşlı gözlerini saklar, başka tarafa bakar, ona başka şeylerden bahsederdi.
..

Devamını Oku
Hüseyin Yük

Ata bin gel olmazsa tirene otubüse uçaga
Ne bulursan gel uzak görme buraları gel
Alıştığım nilüfer soluğuna ellerinin soğukluğuna bin
Yelelerine sarıl sarı atın ya da otubüsteki mavi benekli koltuğa bin gel bana

Söz vermezsin biliyorum gelemem dersin
Yıldızımıza bak takip et o getirir seni bana
..

Devamını Oku
Dilek Kesgin

Kuruyan topraklardı belki,
Yağmur sonrası kokusuyla anıların içine sürüklercesine kızıl..

Tan ağarırken bulutlarla kucaklaşan güneşin süzüntüleriydi
Ve alacakaranlıkta umutla şafağı bekleyenin gözleri..

Kan kırmızısı..
..

Devamını Oku
Kamil Tunç

Hani güçlü kollar bir inşaat işçisinde
Sende bende durduğu kadar güzel durmazmış ya
Sebebi de külfetinden meçhul
O spor salonlarında, sosyete yerlerde
Kıllarını alarak güzel görünmesi için
O daha kalın ve daha güçlü inşaatçıların kollarından
Daha güçlüdür senin gibiler için
..

Devamını Oku