“Söylenmemiş Bir Aşk Gibi”
Hani benzetirdin ya beni… “Burnun fındık,” derdin usulca, “Ağzın kahve fincanı…” Kimse bilmezdi, Senin o küçük benzetmelerinin Bir insanın içine yuva kuracağını.
Çünkü herkes güzel sevebilir belki, Ama herkes Bir yüzün en sessiz yerini ezberleyemez.
Sen benim yüzüme bakınca Ayna başka türlü çalışıyordu. Sanki ben, Kendimi ilk kez Senin gözlerinde tamamlıyordum.
Bir kadın düşün… Kalabalığın içinde susmayı öğrenmiş, Gülüşünü hep yarım bırakmış. Sonra biri geliyor, Dudağının kıyısına bakıp “Kahve fincanı gibi… İnsan içtikçe kalmak istiyor,” diyor.
İşte bazı cümleler Şiir değildir aslında, Ama insanın içine ömür boyu saplanır.
Sen farkında değildin belki, Ama ben o gün İlk kez sevildiğimi hissettim. Öyle gösterişli değil, Öyle büyük değil… Tam insanın kalbini en zayıf yerinden bulan şekilde.
Şimdi biri bana aşk nedir dese, Adını söylemeden anlatırım seni: Bir fincan kahvenin buharında beklemek, Geceyi omzunda unutmak, Ve bir insanın, Sana baktığında Dünyadaki bütün çirkinlikleri susturması…
Çünkü aşk bazen “Canım” demek değildir. Bazen sadece: “Burnun fındık…” Diyebilecek kadar dikkatle bakmaktır birine.
Ve sen bilmezsin… İnsan en çok Kendisine dikkatle bakana yeniliyor.
Çünkü bu çağda herkes konuşuyor, Kimse kimsenin yüzünü gerçekten görmüyor artık. Ama sen, Sanki beni ezberler gibi seviyordun. Kirpiğimin düşüşünü, Susarken dudağımın aldığı şekli, Kızınca burnumun hafifçe kırışmasını bile…
Bir akşam yine bana bakıp “Kahve fincanı gibi ağzın,” demiştin… Ben güldüm sadece. Ama içimde, Kimsenin duymadığı bir şey oldu: Bir ömür senin yanında yaşlanmak geçti içimden.
Aşk bazen böyle sessiz geliyor. Ne büyük şiirlerle, Ne de filmlerdeki gibi… Birinin sana bakışında “Ev” hissini buluyorsun sadece.
Ve sen bana her dokunduğunda, Sanki yıllardır üşüyen bir yanım Yavaş yavaş çözülüyordu. Ben bunu kimseye anlatamadım. Çünkü bazı insanlar Kalbe kelimeyle değil, Varlığıyla dokunuyor.
Şimdi geceleri kahve içerken Fincanın kenarında seni düşünüyorum. Dudağıma değen sıcaklıkta, Bir zamanlar beni nasıl sevdiğini… Nasıl herkes geçip giderken Senin kalıp baktığını…
Belki bir gün unutulurum, Belki sesim bile silinir dünyadan… Ama bir adamın, Bir kadını Burnunu “fındık” Ağzını “kahve fincanı” diye sevecek kadar ince sevmesi…
İnan, Hiç ölmez.
Kayıt Tarihi : 22.05.2026 17:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!