Uykudan uyandığımda sabah degil, gece yarısıydı.Şaşırmamıştım, Zira böyle aniden uyanmalar ve günlerce süren uykusuzluk hâli artık hayatımın sıradan bir olayı durumuna dönüşmüştü. Böyle uyanmaların bir olumlu tarafı da buydu ki, hiç olmazsa bir soruma kendimde cevap bulabiliyordum.
Sabah nasıl uyanacağımı düşünmeden yazılarımı yazı masamın üzerine bıraktım. Yazdıklarımı dikkatlice inceledigimde iyice şaşırdım. Nasıl olmuştu da, şimdiye kadar yazılarımın hiç birisinde özel ismin bulunmadıgına dikkat etmemiştim. Sonra da fazla düşünmeden kendi soruma kendim cevap verdim: Şimdiye kadar yazdıklarım, düşünüp de yazdıklarımdı. Bu nedenle de kendi hâlinden ve kendinden yazanın yarattığı tüm adreslere ulaşıyor. Tabii ki, yüzüne kapıyı çarpan bulunmazsa.
7 Murat Günü, Yağış Ayı,
Zaman kadındır İster ki
Hep okşansın diz çökülsün hep
Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına
Bir taranmış
Bir upuzun saç gibi zaman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta