(Şair Büyükhan Perviz’in mezarının ziyareti zamanı)
Bir kadın ağlıyordu...
Aslında orada kadın çoktu. Bir, iki, beş… Eğer yanlış saymadıysam, tamı tamına on beş kadın vardı. Hepsi de ağlıyordu, ağıtlar yakıyordu.
“Gençti henüz” düşüncesini herkes farklı söylüyordu. Söylediklerinin üzerinde göz yaşları vardı.
Kadınlar ağlayıp sakinleştikten sonra ellerinde karanfilleri vefat etmiş şahsın mezarı üzerine bırakarak yollarına devam ettiler.
Yola çıkmış kadınların sırasından geriyi seyrettim. Şimdi sadece bir kadın ağlıyordu yenice yapılmış mezara sarılarak. Bir zamanlar saçlarını parmaklarıyla taradığı gibi...
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta