Ah İstanbul
Istanbul! Hey İstanbul!
Hey taşı toprağı altın ve umut
Hey taşı tprağı hayal kırıklıgı ve isyan
Bu gece
cirilciplak uzaniyorum
koyu mavi gökyüzünün altinda
aralarina cakil taslari karismis
yumusak saclarina.
Ben dedim dogru dedim iyi halt ettim sanki
Aslinda ne romantik seydir
var ya su oruspuluk,..
,..
yaz dostum, yaz,
ne senin gibi agir kokar bu toprak
ne de kalemin kadar göcebe bir yasam sürer bu insan,..
yaz!
saclari dal kalin / gözleri kuru yaprak
bir ölümün yolunu soruyordu kadin
beyninde cinnetini
yüreginde demiri közlüyor
aciyla bogusuyordu
kömüre dönüsmüs
Ezgi yüreklere kazinmis gibidir sanki
ruhlarina kavusan sagir köy halki
güzün otlagina karisirken.
Nereye gidiyorum,
neden bu savrusuz cihan batakligindayim?
Sirasidir elbet
Sevdayi icinde asi tutmanin
Askina dizgin degmemesi bir daha
Heyecandir
Coskudur
Emektir
Ein Tag im März. früher Tag.
Allein in einer fremden Stadt.
Der Stadt Sehnsucht. Sehnsucht und Schmetterling.
Schmetterling und Blume. Und der Fluß.
Und alte Mauern. Doch im Strom der Zeit.
Des Tages ist ein Sprung:
Sen Bir bardak şarapsın.
Beklide Paris’ten geliyorsun.
Yorgunsundur.
Gel, hadi, gel artık!
İçeri gir, misafirimiz ol.
Misafir her zaman bize hoş gelmiştir.




-
Welat Veda
Tüm Yorumlarsevgili şoreş welat demir.sevgiyle çalışmalarının devamını diliyorum...özgür dünya yurttaşlığıyla.biçilmiş kimliklere hapsolmdan.başarılar