Sor bakalım…
Çay içtiği, kahve içtiği biri var mıymış?
Gönlünü gönlünde demlediği,
Gözlerinin gözlerine aktığı,
Hayatına iki şeker kattığı,
İçini usul usul ısıtan biri…
Var mıymış, sor bakalım.
Sor bakalım…
Biri var mıymış;
Konuşmasa da anlayan,
Suskunluğundan derdini duyan…
Mesafeler ne kadar uzun olursa olsun,
Hüznünü değil, içindeki sızıyı bile hisseden
Bir yürek var mıymış?
Sor bakalım…
İçindeki çocuğun elini tutan,
Kırılınca sarıp sarmalayan,
Gülüşüne sebep olan biri var mıymış?
Sor bakalım…
Yorulduğunda omzuna baş koyabildiği,
Hiçbir şey söylemeden huzur bulduğu,
Sessizliğinde bile kalbinin dinlendiği
Bir limanı var mıymış?
Sor bakalım…
Adını anınca gözleri dalan,
Kalabalıklar içinde bile onu arayan,
Bir şarkıda, bir kokuda, bir sokakta
Ansızın ona rastlayan biri var mıymış?
Sor bakalım…
Gece yarısı uykusunu bölen,
“İyi misin?” diye içinden geçen,
Bir mesaj yazmasa da
Kalbiyle kapısını çalan biri var mıymış?
Sor bakalım…
Eksik kaldığında tamamlayan,
Sustuğunda cümle olan,
Dağıldığında toparlayan,
Kendinden bile saklayamadığı biri var mıymış?
Sor bakalım…
Onu o yapan her şeyi seven,
Kusurlarını bile ezberleyen,
Gitse de kalbinde yerini eksiltmeyen
Bir sevda var mıymış?
Sor bakalım…
Bir ömrü gözlerine sığdırdığı,
Adını dualarına sakladığı,
Varlığıyla hayatı güzelleştiren
Bir “o” var mıymış…
Sor bakalım…
Kalbinin en kırık yerinde bile
Adını incitmeden taşıdığı,
Acıtsa da vazgeçemediği,
Unutmayı değil, özlemeyi seçtiği
Bir hikâyesi var mıymış?
Sor bakalım…
Yağmur yağdığında aklına düşen,
Güneş doğduğunda içini ısıtan,
Her mevsimi onunla anlamlandıran
Bir mevsimi var mıymış?
Sor bakalım…
Gidişine susup, kalışına dua ettiği,
Gitmese de kalmasa da
Yüreğinde yerini değiştiremediği
Bir kaderi var mıymış?
Sor bakalım…
Herkes giderken kalan,
Herkes susarken duyan,
Herkes unuturken hatırlayan
Bir yanı var mıymış onun?
Sor bakalım…
Ağlarken bile adını saklayan,
Gülüşüne gölge düşmesin diye
Kendi acısını içine gömen
Bir sevgisi var mıymış?
Sor bakalım…
Geceyle konuşup sabaha susan,
Yastığına başını koyduğunda
Adını fısıldayıp kendini susturan,
Rüyalarında bile yarım kalan
Bir bekleyişi var mıymış?
Sor bakalım…
Bir “gel” dese dünyayı unutan,
Bir “git” dese kendinden vazgeçen,
Bir bakışına ömrünü adayan
Bir hali var mıymış?
Sor bakalım…
Onu anlatmaya kelimeleri yetmeyen,
Sustukça büyüyen,
Anlattıkça eksilen
Bir sevgiyi taşıyabiliyor muymuş yüreği?
Sor bakalım…
İçinde kopan fırtınaları gizleyip
Dışarıya sakin bir deniz bırakan,
Derinliğini kimseye göstermeden
Kendi içinde boğulan
Bir yalnızlığı var mıymış?
Ve sor bakalım…
Eğer varsa böyle biri,
Neden bu kadar eksik hissediyor kendini?
Eğer yoksa…
Bu kadar derin,
Bu kadar yanarak
Kimi sevmiş?
Ve sor bakalım son kez…
Adını anmaya bile kıyamadığı
O kişi…
Hiç onun olmuş muymuş?
Kayıt Tarihi : 24.03.2026 08:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!