Kadın: Alo…
Erkek: Benim, bekle kapatma. Sadece dinlemeni istiyorum, lütfen…
Kadın: Daha zor hale getirmek için mi? Hem de alışmaya başlamışken…
Erkek: Hayır… Lütfen sadece dinle. Yanlış yaptığımın farkındayım ama ben tüm olanları kendimle konuşmaktan yoruldum.
Ve bir yol bulamamaktan da… “Neden?” sorusu kafamın içinde yankılanıyor.
Her güzel şeyin bir sonu vardı, evet…
Ama biz söz vermiştik; beraber değiştirecektik bunu.
Güzel giden o şeyin, yani aşk dediğimiz o şeyin sonu güzel bitecekti.
İmkânsız hayaller kurmayıp, kurduğumuz basit hayalleri gerçeğe dönüştürecektik…
Masallardaki düşlerden uzak…
Bizi biz yapacak küçük planlar yapmıştık…
Neden? Çok merak ediyorum, neden…
Kadın: İnan bana, bunun bir cevabı olsaydı bu halde olmak yerine o cevabın peşinden giderdim.
O zaman ne sen bunu sorardın ne de ben cevap vermekte zorlanırdım…
Nasip denen bir şey var ki; ne kadar koşsan peşinden, ne kadar çabalasan da olmuyor…
Bazen o kadar çok mücadele veriyorsun ki her şey tam olacakken, bir bakıyorsun soğumuşsun.
Geç gelen şeyler ya eksik geliyor ya da sen eksik kalıyorsun işte…
Erkek: “Çok seviyorum, sensiz yaşayamam, ölürüm ulan ölürüm, nefes alamam…” sözlerinin doğruluğundan hiçbir zaman şüphe duymadım…
Sevseydin gitmezdin…
Bensizsin…
Ölmedin… Yaşıyorsun, nefes alıyorsun…
Kadın: Ne yani, ölmem seni mutlu mu edecek?
Olmadık, olamadık diye ölmemiz mi gerek?
Sevginin körlüğünden, sağırlığından başı dönen herkesin söylediği gibi ben de söyledim, evet…
Ama ölmek sadece toprağa girmek değil…
Yaşarken ölmüş cenazelerle dolu sokaklar var.
Başını kaldırsan, gözlerini açsan göreceksin… Bir tek sen değilsin canı yanan…
Hem biliyor musun?
“Allah, kimi benden çok seversen onu senden alırım” demiş ya…
Galiba biz o kuralı çiğnedik…
Erkek: Böyle olmayabilirdi… Bu bir bahane, bir neden…
Ya ufacık da olsa bir hata yapmamı bekleseydin…
Sana kızmak yerine kendime kızsaydım, kendi kendime kahrolsaydım ama…
Sebepsiz gitmeseydin… En çok o yakıyor canımı…
İnsanlarla ve kendimle konuşmamda haksız olan hep sen çıkmasaydın keşke…
Ve haklı olan onlar olmasaydı…
Gidişine bir kılıf uydurmaya çalışıyorum ama bulamıyorum…
Bir kere olsun dürüst ol, olur mu…
Ben senin dürüstlüğüne inanmıştım…
(derin bir nefes alır)
Beni hiç sevmedin, değil mi…?
Kadın: Üzüldüğünün farkındayım, kırgınsın da…
Alışmak zaman alıyor, evet… ama alışacaksın da…
Alıştığın an anlayacaksın beni…
Ben sevmeyen olsaydım…
Seninleyken sen o kadar mutlu, ben de mutluluğundan mutlu olan biri olmazdım…
Hatırla…
“Ben seninle insan olduğumu öğrendim” demiştin…
Seni sevmeyen, sana bunu hissettiremez…
“Yanındayken huzurluyum” demiştin…
İnsan huzur bulduğu insana huzur verir…
“Sevgini içimde hissediyorum” derdin ya sarıldığımızda…
Eğer sevmeyen ben isem, o zaman sen…
Erkek: Ben ne…?
Kadın: Sen yalancısın o zaman…
Ya da hislerinden bihaber, içindeki heyecanı mutluluk sanan bir aptalsın… öyle mi demeliyim?
Cevap bulmak için aradım diyorsun ama…
Sen suçlu bulmak için aramışsın…
Artık tüm bunların bir önemi yok…
Kendine gel ve bir an önce toparlan…
Her şeyden önce iyi olmanı istiyorum…
Bazı aşklar tarih, bazı aşklar anı kalıyor…
Güzel sevdim, güzel sevdi demek için güzel düşünmek lazım…
İyiydik, evet… ama birbirimize ait değildik…
En azından aşkın adı geçse, izin ver aklıma seni getireyim…
Sevgimizin hatrına iyi ol…
Sen benim unutmak istediğim değil, her an hatırlamak istediğimsin…
Hoşça kal…
Erkek: Sen de benim her an hatırlayacağım, unutmayacağım en güzel anımsın…
Hoşça kal…
Kayıt Tarihi : 26.03.2024 19:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!