Son Çeyrek Yüzyılın Röntgeni

Önder Karaçay
3708

ŞİİR


86

TAKİPÇİ

Son Çeyrek Yüzyılın Röntgeni

Bugün ülkemizin ne tür bir durum ile karşı karşıya kaldığını anlayabilmek için son çeyrek yüzyılda yaşananların röntgenine bakmak gerekir.

Laik Cumhuriyet devrimleri ve Türk ulusu ile haçlı barbarlık yararına kavga etmek yerine, özelleştirme talanı, doğal kaynak talanı, yaşam pahalılığı ile ulusu bunaltmak yerine, demografik yapı değişikliği ile ulus devleti parçalamaya yönelik bölücülük çabaları içine girmek yerine akılcı ve bilimsel eğitim ve öğretim ile beyin göçüne sebep olmadan insan yetiştirmiş olsaydık herkes için zengin olması gereken tek yer devlettir ilkesini yaşatmış olsaydık bu yıkım yaşanmazdı.

✓ Uzayda kendi ürettiğimiz uydumuz olur, kendi hava savunma sistemlerimizi kurar filler tepişir iken çim gibi ezilme tehdidi ile karşı karşıya gelmezdik.

✓ Üretilen gayri safi ulusal gelir yerli işbirlikçi kodaman ve haçlı barbar soyguncu soykırımcı yayılmacı saldırganlığın şirketlerinin cebine akmak yerine Türk ulusunun yararına devletin hazinesine akar borcu olmayan, tarım üretimi ile kendi kendine yeten, aracı, komisyoncuların vatanı ve ulusu soymadığı, dış alım mal pazarı olmazdı.

✓ Bitmeyen dava siyaseti yerine ulusu kutuplaştırmayan birlik beraberlik ve bütünlüğünü koruyan bir anlayış içinde birbirine bilenen anlayış ortaya çıkmazdı.

✓ Temsile seçildim öyleyse devlet artık biziz diyerek saray ve saltanat özentisi içinde sivil darbelerle bütün yetkiyi tek bir kişiye vererek zayıf bir yönetim anlayışı ortaya çıkmaz barbar haçlı batı bu kadar kolay tehdit ederek taviz isteyemezdi.

✓ Siyasi davalar adı altında bu toprakların çocukları birbirine düşmez gücü yeten gücü yeteni ezmeye kalkmazdı.

✓ Olmayan demokrasi tramvay gibi görülmez, sivil darbe ile tramvaydan inilerek monarşik bir anlayış dayatmaya dönüşmezdi.

✓ Türk ulusunun Anayasa ile koyduğu ölçüye uygun devlet yönetme tercih edilmiş olsaydı bugün bu kadar hukuksuz suç birikmiş olmazdı.

✓ Yargı erki bağımsız bir güç olarak Türk ulusunun yararına adalet dağıtmış olsaydı yargı siyasi dava sopası haline gelmezdi.

✓ Karşılıksız para basarak vatanı ve ulusu soyan holding bankaları ve küresel soyguncu tefecilerin bankaları karşılığı olan maddi değerleri bu kadar kolay çalmaz ekonomi çıkmaza girmez, insaat gibi ölü yatırıma kaynaklar aktarılmaz rantiye tehdit büyütmezdi.
✓ Devletin dini, dinin devleti olmaz gerçeği yaşamsal bir ilke olarak yaşar laiklik bu kadar yıpratıcı bir misyoner niyetli saldırı altında kalmazdı.

✓ Sonunu düşünmeyen gözükara, yürü koçum arkanda biz varış diyen haçlı barbar batı ve yerli işbirlikçi kodamanların zamanı gelince kullanıp atmak istediği bir yara olmazdı.

✓ Anadolu'nun toprakları ve Türk ulusu dışında sarılmak gereken başka bir gücün olmadığı iş işten geçtikten sonra anlamak yerine zararı aşırı büyütemeden en azından on yıl önce özelleştirme talanı doğal kaynak talanı ve demografik yapı değişikliği dayatması ile yaşam pahalılığı ile Türk ulusunun bunaltarak ölümü gösterip sıtmaya razı etme tuzağına düşmezdiniz.

Anadolu da bir tabir var; kızını zamanında dövmeyen dizini döver diye. Dövmek mecazi anlamda kullanılır ve amacı iyi bir evlat yetiştirmek gerektiğini sonradan pişmanlığı önler demektir. Bugün dövünmek zamanı değildir. O fırsat kaçtı. Tek yetki de ısrar etmek de tek yetkiyi tek yetki ile değiştirmek de art niyetli bir çabanın ürünüdür. Oyun devrim ile değişmeden oyuncu değişikliği yapmak daha büyük yıkım üretir.

✓ İmam hatip okulları yerine laik akılcı ve bilimsel eğitim ve öğretim ile tarikat ve cemaatler tuzağına düşmeden insan yetiştirmiş olsaydık bugün dünyanın Anadolu gibi bir doğal fabrika sahibi bir ulus olarak dünyanın en gelişmiş refah seviyesi en yüksek ulusu olurduk.

Sonuçta ne oldu?

Bugün bizden çaldıkları ile silah üreterek batı ve Filistin soykırımcı yapı dünyayı tehdit eder hale gelmezdi.

Bütün bu gelişmeler ortada iken bile yönetimi ortak us ve duyunca devrederek kamu üretim ekonomisine geçmek adına devrim kararları almak yerine ırk mezhep ve dil temelli bölücülük anlayışı içinde hala haçlı barbar soyguncu soykırımcı yayılmacı saldırganlığa umudu bağlayarak yeniden yetki peşinde koşmaya bir anlam vermek mümkün değildir.

Ekonomik yıkım siyasi intihar doğuracak noktaya gidiyor.

Anadolu'nun her tarafı kuşatma altında iken iç cephe hala darmadağın liberal boyunduruk altında ki misyoner niyetli siyasi partilerin gücü ele geçirme oyunlarına tek yetkiyi tek yetki ile değiştirmek yönünde pazarlıklar ile zaman kaybı yaşanmaması onarılması güç sonuçlar üretir.

Yurttaş bilinci ile etik ahlak anlayışı içinde birlik beraberlik ve biz bütünlüğü koruyan bir iç cephe tek çaredir.

Özelleştirme talanı nasıl yasa ile yapılabiliyor ise kamulaştırma devrimi de yasa ile yapılabilir. Bu savaş sebebi değildir. Bize saldırı olursa haklı gerekçelerle yanıt verilir.

Aksi takdirde etrafınızdaki tehdit Anadolu'nun toprak bütünlüğünü bozmaya ve Türk ulusunun ulus devlet yapısını bozmaya yönelik bir tehdit olarak ekonominin sorunlarının çözümü zorlaştıracak ve bu tehdidin iştahını arttıracak.

Bu kötülüğü Türk ulusuna ve Anadolu'ya yapma hakkınız yoktur. Bunun altında her kötü niyetli çaba kalır.

Kartondan kaleler bir araya gelse bile hiçbiri doğal ahlak rüzgarının şiddetine dayanamaz.

Bütün bu uyarıları bunu yapanlara değil yapılmasına izin verenlere kötülüğü şahsi çıkarı için besleyenlere yazdım.

Düşünmeyen ve hissetmeyen kimse için söz ve düşüncelerimi yoracak değilim. Yurt sevdası ile yurttaş ahlakını koruyun insanların en büyük güç olduğunu biliyorum.

Bu sebeple on yaşından bugüne sabır ve azim ile bugünlere yakışır bir devrim ahlakını ortaya çıkarmak için çaba gösterdim. Mustafa Kemal Atatürk'ün kurmay yurttaş askeri olmak ona yakışır bir mücadele azmi ve sabrı istiyordu. İki savaşçı yardımcım vardı. Biri sabır diğeri başaracağımıza olan azmim.

Hiç bir düz yol usta bir şoför yetiştiremez. Anadolu'nun bir başından diğer başına yirmi bir yaşında on yaşında aldığım yaranın hesabını sormak için sabır ve azim ile ne engelleri aştım da bu günlere geldim. Bir yaşam harcadım karanlık sicilin ispatlı sonunu getirmek için. Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve Cumhuriyet devrimlerinin sonsuza kadar yaşaması için iç tehdidi bu sebeple delilli suçüstü etmek gerekiyordu. Hiçbir beklenti içinde olmayan bir etik ahlak anlayışı olmazsa olmaz koşuldu doyumsuz soygun anlayışına karşı.

Kimse yaşanan gerçekleri görmek istemeyenler kadar kör değildir. Kör bırakmak isteyenlere hizmet etmekte kusur etmeyenler kadar.

Gelinen noktada kaza ve hata aşamaları çoktan geçildi bilinçli bir kast ile ulus devleti parçalamaya yönelik bir çabaya dönüştü. Bu niyetin asıl amacı ise bin yıllık kinin hedefine ulaşması adına Anadolu'nun toprak bütünlüğünü bozmaktır. Bunu dahil oldukları şer niyetli projeleri söylüyor görmek isteyen herkese.

Bilgi yanlış olabilir, bakış açısı doğru bir bakış açısı niyeti olmayabilir yalnız hiçbir insan veya niyetin yanlış hissetmesi mümkün değildir. Ancak bilinçli bir art niyetli bir çaba yanlış hissedebilir.

Bu sebeple başka zihin ve niyetlerin ne düşündüğü ve ne hissettiği ile ilgilenmek yerine biz bilinci içinde Türk ulusunun yüz yıl önce Mustafa Kemal Atatürk zamanında olduğu gibi üst kimlik Türk ulusu bilinci içinde alt kimlik ayrımcılığı ve vicdan azabı üreten bir dini siyasete alet ederek başka bir misyoner dini yayma niyeti kabul edilebilir bir kötülük değildir.

Kinli öfkenin çenesi düşük olur. Gündemi bu sebeple boş bırakmazlar.

Oysa ilkenin düşünce ve duygu dengesi yaşamsal devrimi yaşama huzur için taşır.

▪️Önder Karaçay ▪️

Önder Karaçay
Kayıt Tarihi : 26.03.2026 10:47:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!