Elinde bir altını kalmış bir tüccar gibiyim
Mutluluk hazinesinden yoksun
Yasadışı bir özlem yaşıyorum
Suç ortağını kalbimde saklıyorum, kimseler almasın
Çölün ortasında susuz kalmış bir bedevi gibiyim
Dudaklarım isminden yetim
Bir tek sana muhtaç bu yorgun gözler
Sensin bu yaraların tek hekimi
Sensin bu kalbin vazgeçilmezi
Ne olur gel kurtar beni
Amansız bir hastalığa yakalanmış gibiyim
Sanki yarın iki rekâtlık namazım kılınacak
Ve ben o soğuk mermerin üzerinde…
Herkes helalleşirken benimle sen ya arka saflarda olacaksın,
Belki de hiç o avluda olmayacaksın
Toprağa gömerlerken beni son defa da olsa dua da söylesinler ismini
Belki acılarım az da olsa diner
Belki mezarıma gelip bir çiçek bırakırsın
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta