Soğuk Cam Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4333

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Soğuk Cam

Sis çöker ansızın soğuk elmasa,
Zalim ayaz vurur yırtık libasa,
Adımları atsam da tutar tasa,
Çantamda inleyen zilli pederim,
Bilirim omzumda biter kederim.
*
Çöllere kırlara baktım uzaktan,
Zeus'a darıldım kaçtım tuzaktan,
Kaçındım o derin dipsiz bataktan,
Ruhumu usta cerraha sunmadım,
Sağır rahibin zihnini yormadım.
*
Kaslarım yoruldu acıdan durmaz,
Sokrates konuşur kimseyi kırmaz,
Buzdur terlerim söylerim hiç sormaz,
Aralıksız şurup yutup tıkandım,
Zeynep'i düşleyip köşede yandım.
*
Ulu Fatma hatun beş bacı dursa,
Söz verdiğim gömlek söküktür oysa,
İsyan çekerim zamanı kim sorsa,
Evrenin boğazında yol keserim,
Tesla doğsa o beşiğe geçerim.
*
Rüzgar yavaş eser o çorak dağa,
Ozanın telleri değdi bu bağa,
Gölgeler aşıp düştüm bir tuzağa,
Paltomda öten o kuşu sayarım,
Heykelleri dizlerime koyarım.
*
Ovalara çöllere bakar gözüm,
Hera'ya darılır tükenir sözüm,
Ayrıldım vücuttan kalmadı özüm,
Şahsımı yüce tabibe sormadım,
O kör alimi de tutup yormadım.
*
Liflerim ucunda bir acı başlar,
Platon yoldaşımı da ışık dışlar,
Zehirdir gülmek fısıldasa kuşlar,
Devamlı şarap yutarak bayıldım,
Ayşe'yi düşleyip nura uyandım.
*
Ulu Veli hasta dört koca alim,
Söz verdiğim ağ söküktür be zalim,
İsyan çekerim zamana yok halim,
Evrenin köşesinden ot biçerim,
Nevton doğsa o beşiğe geçerim.
*
Boran esse birden ıssız Muğla'ya,
Kızın kirpikleri batar doğaya,
Geceyi yırtıp koştum kör ağaya,
Paltomda inlerken sesi amcamın,
Bilirim kahrını o soğuk camın.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 1.05.2026 23:28:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!