Bu hayatın arka odaları vardır
Tanrının bir resmi olsa oradadır
Suretler hakikatin resimleri
Manzara devşirir arka odalar
Acılardan içeri
Arka odalarda insanlar yok olur
Sevgi her şey mi ?
Bir gün gelir biter mi ?
Hava gibi savrulan saçlarına
Kriz gibi bastıran kaşlarına
Suda titreyen bakışlarına
Ellerine
Etraftaki akustiği duyabilirim
Belki ileride
Tanrının iradesini
Sonra eserini görebilirim
Herşey mümkün
Yeterki
Pagan bir sevinçle uyandı kalbim
Güneş doğuyor ve ayrılmıyor duygular
Genç çocuk yaşlı hepside sokakta
Çiçekler savuruyorlar etrafa her an
Bir Roma caddesi bu belli
Güneş doğuyor ,bir tek mutsuz olan
Ömrün ortasında
Tarlaları hasattan geldik
Elde avuçta yok bir şey
Bir kalbe değdiysek ne ala
Bağları bozduk
Gözlerim buğulu
Kitaplarımı evde biraktim
Az zamanda yıkılacak
Belki ölüler okur
Okur da beni hatırlar
Birinin elinden tutsaydim
Bir an taşar sözlerim
Çıkış yolu arar odamda gözlerim
Üzgün bakışlarım Rabbi arar
Kararır penceremden baktığım meydanlar
Kaçışır insanlar bilemem nereye
Bir kitap girer devreye
Yakıtı
İnsan ve duygu olan kalbimde
Bir damla su
Bir garip bulut..
Hiçlik kuyusunda
Varlık kıyısında
Sen cicim
Bu gelmeyiş ne olacak ?
Bu ayrılık ne biçim ..
İki gözüm
Özüm
Yaşama hassasça dokunuyorum
Çünkü üşüyorum ;
İnsan küçük alem
Her an bölünüyorum
Kalbimi bölüşüyorum...
Meğer derdim bana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!