Diken benim gül benim,
Ateş benim kül benim,
Bazen çölde kuru kum,
Bazen taşan göl benim.
Cumartesinden Pazara
Kimse gelmesin nazara
Kim ne alır kim ne satar
Gelmiş gibiyiz bazara
Bazen serildim yerlere
Döşek ettim ben bağrımı
Bazen de attım ellere
Fıtratıma tabiyim
Hem ruh hem turabiyim
Gah Türk gah Kürt gah Zaza
Bazende Arabiyim
Akşamın hüznünü herkes yaşıyor,
Düşünen her insan engel aşıyor,
Tefekkür etmeyen yara kaşıyor,
Unutma akşam da sabaha gebe,
Yollar bazen düzdür bazen engebe.
İster yakında ol ister uzakta
Ne yazık insanlık kalmış tuzakta
Irkçılık dünyanın belası olmuş
Bela okunuyor her bir durakta
Tevrata kurban olun
Haktan belayı bulun
İsrail'in telini
Görevidir her kulun
İnsan toplumla vardır
Toplumsuz dünya dardır
Faniye bel bağlama
Her zaman Allah yardır
Müslümanlığımızı onaylayacak Nüfus memuru değil Allahtır
İstisnasız içimizi de bilen Allah Müslümanlığımızı onaylar mı
Bizi arafta bırakan hiç kuşkusuz mazlumdan alınan ahtır
Günahlara belenmiş nefsimiz yapılan uyarıları hiç duyar mı
Sustum tatmin olanlar yok,
Neden diye soranlar yok,
Derdimi saldım pazara,
Beleş bile alanlar yok.




-
Sema Sefa
-
Atila Yalçınkaya
-
Ömer Yalçın
Tüm Yorumlarsüper bir dörtlük çok beğendim maaşaallah
Yürekten kopan bir fırtına imiş, şiiriniz.
Herdem arar babamızı yollarda gözlerimiz.
selam ve dua ile
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.