Oysa papatyaları da severim ama herkes papatyaları sever
Sen hiç kaktüse aşık oldun mu
Yaklaştıkça yakınında durmaya çalıştıkça
Batan dikenlerden canın yandı mı??
Bir harese sarhoşluğu yaşamak için
Ölürcesine ömrünce sevdin mi ??
Sen olmasaydın hayat olmazdı.
Çiçek ellerinde anlamlıdır; koparılmış olsada,
Gülüşlerinden daha güzel birşey düşünemem.
Güneş gülüşlerin kadar sıcak değil.
Gelse dünyanın en güzel varlığı,senin gibi bakabilir mi?
Seviyorum diyebilen bir başka canlı var mı dünyada?
En kritik dönemde çıktın karşıma,
Ondandı bütün saplantılarım!
Gelişin tüm gelişim alanlarımı etkiledi.
Ne kalıtım ne çevre…
Hiçbiri senin kadar belirlemedi beni.
Gördüğüm ve görebildiğim tüm yüzler artık sana benziyor
Ve sesinden tanıyorum artık sensizliği
Her şeyi kaldırırdı bu beden bir tek sensizliği, sensizliği kaldıramadı...
Sen miydin o, yalnızlığım mıydı yoksa
Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
Dilimizde akşamdan kalma bir küfür
Salonlar, piyasalar, sanat sevicileri
Salonlar, piyasalar, sanat sevicileri, sanat sevicileri
Derdim, günün birinde insan arasına çıkarmaktı seni
Batıda ayrı sevdan,
Doğuda ayrı.
Ben de koca bir yalandım,
Bir kelebeklik hevestim.
Ben hangi boşverdiğinim sevgilim?
Canım öyle sıkılıyor ki bu aralar
Sanki hiçbir yere sığamayacakmışım gibi
Sanki nereye gitsem orası bana dar gelecek
Lezzetini çalmış olmalılar içtiğim çayın
Okuduğum kitaplar bile yarım yarım
Eylül geliyor ondandır diyorum ama
Ve şair yazmaya hazırlandı Manzarayı masanın altına Kadının gülüşünü karşısına koydu Sonra Kül tablasını sol tarafına Bardağını kâğıdın bir kenarına Kadın gülüşü olmadan anlamsız kaldı Kül tablası gırtlağına kadar kül Kâğıt zaten ölmüş bir şairle hiçti Manzara ise hâlen şaşkın Ve zaman kadının gülüşünü Ölü şair kalemini yonttu Kâğıt hâlâ duygusuz Gece yine pişmanlık beslemedi sabaha İçi geçmiş kelimeler ...
Geçip gidenler bir yerlerde geçmiş olarak yine kalıyor....
Mevlana ne güzel demiş; Benim hayatımı yargılamadan önce, benim ayakkabılarımı giy ve benim geçtiğim yollardan, sokaklardan, dağ ve ovalardan geç. Hüznü acıyı ve neşeyi tat. Benim geçtiğim senelerden geç, benim takıldığım taşlara takıl. Yeniden ayağa kalk ve aynı yolu tekrar git, benim gittiğim gibi. Ancak ondan sonra beni yargılayabilirsin. Geçer dediklerimi geçirdim, biter dediklerimi bitirdim. Nefret ettiklerimi sildim. Artık yeter dedim. Geride bıraktıklarım hesap sormaya kalkmasın o yüzden bana. Farkında olduğum için var oldunuz, Vazgeçtiğim için bugün yoksunuz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!