Uykusuzluğun ay ışığında rükûda kaldı özlemlerim
Doğrulsa kırılacak kalp
Secdeye kapansa ruh…
Evhamlı saatler limanında düşlerim vurdu karaya
Dalgalar his kırıntılarım iç çekişli
Lâl mertebesinde ismin sayıklı kaldı lisan
Yüreğim mahşer edalısı…
Az karanlık
Dirhem kor
Biraz da sen…
Şehir gözlerin girdabı
İklim yokluğun üryanlığında imtihan
Göğüs kafesimde üşüyor kalbim
Ey şifa-ı yara..!
Dudakların yaralarıma farz...
Biraz kül kokusu
Biraz toprak
Biraz da sen…
Kalbim lisanım arası safi hasret
Sürurlara ar yağdı
Goncagüllere elem
Oya oya işlendi hasretliğin
Ey göğsüme yama ettiğim kalbim..!
Cümle yaralarıma nefesin farz...
Azcık kuş sesi
Bir tutam şafak
Ve daima sen...
Gönlün rehinlik iz düşümünde
Konakladım asır asır devşirme matem
Düşlerin destursuz gölge
Gönlüm gelincik çiçeği arz baharında
Kuruldu sorfayı hüzn
Musalla taşı gelgitlerinde kanıyor sevda
Hasret kuyusunda zuhur etti firak yarası
Dilimde sancılı ağıtlar
Sen yeşil beyaz aşk sancağım
Bihaber düğümlenen gözyaşı uğultusunda
Siman serabı alıyor gözlerimi
Aklım gözlerin firarında
Ey şifa-ı yara..!
Kalbin zerreden küreye her y’anıma farz...
Kayıt Tarihi : 11.3.2025 10:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!