Gün geceye gebe,bulut yağmura
Bir düş sevdaya gebe,sevda ayrılığa
Saatler yine s'onsuzluğu vururken
Akrep sokar yelkovanı
En hassas yerinden
Akıtır zehrini zamana damla damla
Şimdi kırdım kalemini kelimelerin
Hüküm giydi tüm cümleler
Varlığında olduğu gibi
Yokluğunda da kifayetsizler
Soyundum senden sarı hüzünlerle
Ve sensizlikte giyindim lacivert kederimi
Bir meçhul sevdaydı
Gönlümde taşıdığım
Yokluğu "nar"
Varlığı "nur"
Bir yandı yüreğim
Bir güldü yüzüm
Elveda derken bana
Bir güz ayazında
Dudağımda biçare sukût titredi
Titredi dalında kalan son yaprak
Perdede salınan rüzgar titredi
Umarsız hesapsız gidişin var ya
Hatırlar mısın
Nisan yağmurlarıyla ıslatmıştın yüreğimi
Papatyalar ekmiş, kelebekler uçurmuştun.
Şimdi yokluğunun ertesindeyim
Mevsimlerden hazan
Aralanıyor perde perde zaman
Sen üzülme sevgili
Yol benimdir giderim
İçim buruk olsa da
Gönül koymam, gücenmem
Çok sevildim farz ederim
Avuturum kendimi
Ey gözleri benden ırak sevgili
İnce bir sızıyla gönlüme düştün
Sözlerinde saklı firak sevgili
Gerçekte aşk değil sadece düştün.
Ah annem!
Şimdi büyüdüm mü ben?
Yeniden senin o küçük kızın olsam
Oyuncaklarım kırılsa kalbim yerine
Tüm hınzır gülüşüyle kardeşimin
Saçımı çekmesi acıtsa canımı
Hüznün rengi sarı
Mevsimi sonbahar
Bazen bir çift gözdür mekanı
Ya da iliştiği bir dudak kıvrımı
Kimi zaman dalından düşen kuru bir yaprak
Çoğu zaman kızıl bir gün batımı
Mevsim midir bu hüznü yüreğime haşreden
Yoksa benden zamansız gidişin mi bilemem
Firari tüm sözcükler şu dilimden neşreden
Sende hükmü var mıdır yoksa bile silemem.
Dalından yaprak bile düşse bir zamanı var




-
Hüseyin Kırmaz
Tüm Yorumlarçok güzel bir şiir.başarılarının devamı.10 puan