Hicranın habercisi,
Buğulanmış bakışlar.
Hüzünle bana bakar,
Göz söyler,yürek ağlar.
Kirpiklerinde yaşlar,
İlahi aşk ile tutuşan gönüller,
Biri Şems idi biri Mevlana.
Işığın etrafında iki pervane,
Biri Şems idi biri Mevlana.
Yaşam,
Doğumla ölüm arasında geçen,
Allah'ın bize lutfettiği,
Kısacık zaman.
Beşikten mezara,
Nasıl uzun geliyor kulağa.
Hazin bir aşk bestesiydin,
Dudağımda yarım kalan.
Yazılmamış bir güfteydin,
Kalemimde mahkûm olan.
Gonca gülün şebnemisin
İzin verirmiyim sana,
Ellerimi tutmana,
Seni hiç tanımadan,
Dokunmana ruhuma.
Hiç yelken açarmıyım,
Bilinmez bir ummana,
Bakır bir gün batımının ardından
Yüreğim deli dalgalar gibi çarparken sana
Kayboldun ufukta bakmaksızın ardına
Sarı hüzünler yağdırdın üstüme
İçime akarken damla damla her yaşım
Gözlerim sustu sûkûtu seçti.
Gün, gecenin kollarından sıyrıldığında,
Kızıl saçları savruldu ufukta,
Yeryüzünü aydınlattı büyük bir hızla.
Gecenin, yüreğinde yaktığı ateşti,
Önce ılık ılık başlayıp ta,
Karanlık sularda süslü yakamoz,
Dalgalı saçlarında aşk çiçekleri.
Ay ve denizin masum flörtü,
Suya çizilen bir sevda resmi.
Gecenin çapkını ay ışıkları,
Karanlığın içinde sessiz bir çığlık,
Sessizliğin çığlığı kulaklarımda.
Gözlerim nemli,yüreğim buruk,
Dilimin zehri dudaklarımda.
Ellerimde kuş gibi hafif yüreğim,
Ruhum kuş olmuş mavi semada.
Gam yükünü çeken bilir
Dost bağını eken bilir
Kırk yamayı diken bilir
Sabır ile yol aldım ben.
Kuru kalan sebillerden




-
Hüseyin Kırmaz
Tüm Yorumlarçok güzel bir şiir.başarılarının devamı.10 puan