İki rüzgâr sesli, üç taş sessiz
Beş ağaç gölgesidir istediğimiz
Hani ustam, hani HUZUR dediğimiz...
S.Güler-3.6.2018
İçimde kocaman iki Tanrı'lı bir sonsuzluk
Biri kalbimin bir tarafı, sürgün gittiğim yol
Biri öbür tarafı, yitikliğim o yönsüz yolsuzluk
Tanrının biri dinsiz, ayini kendimden yoksulluk
Öbür Tanrı dindar, onun da dini imanı O'nsuzluk...
Bir şiir kuytusundaki iki yaprak göz gibi
Bir şarkıyla korunan bir çift yaz bakış misali
İşte öyle saklısın, yatağın yorganın içimin gizi
Gitmesin diye üzerine kapılar kilitlediğim
Kalbimin odalar dolusu şenlik hoş sefalar misafiri...
Aşk
Sana duyulan
Dudağındaki gülücük kadar yakışıyor.
Aşk
Sana duyulan
Güz gününde yaz güneşi kadar ısıtıyor.
Sevmek başka bir şey aşık olmaksa ayrı bir başka
İçmek ve sarhoşluk gibi farklı meselâ
Kadehlerce içer her insan ve sevmek çarpmaz adamı
Oysa aşk, tek dublede yudum yudum sarhoş olmak gibi meselâ.
Aşık olmak başka bir şey sana aşık olmak ayrı bir başka
Bu bir asılsız ihbardır
Benim kelebek olacak diye beklediğim
Pususuna yattığım günlerdir, aylardır, yıllardır
Hem benim hem kendinin bir anda canına kıymıştır
Benim aşk bildiğim artık kozasında ölü katil bir tırtıldır...
Bir gün olurda
tekrar nefes almaya başlarsam;
dünyanın yedi kıta’sından
gözlerinin ışığına
gökkuşağı kaçkını
yedi renk kelebek uçuracağım.
Farkına vardım ki
Arpa suyum gibi
Sararmış anılarım.
Farkına vardım ki
Arpa suyum gibi
Bir boşluk aldım sana kalbimin ücra bi yerinde
Ne denize nazır ne de ulu bir dağ eteğinde
İskânıda yok henüz, bir muhtar tapusu cebimde
Şimdiden iki ağaç diktim içine, az öncemde
Biri kiraz biri zeytin, dudaklarının gözlerinin renginde...
Sana bakmak; imkânsız
Suyun üstünde yürümek gibi.
Sana yanmak; tarifsiz
Okyanusları kana kana içmek gibi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!