Sezai Güler Şiirleri - Şair Sezai Güler

Sezai Güler

Sol böbreğime bir taş oturdu, onu peydahlayan Rab'bim
Kalbimin orta yerine de tek taş olup sen, sebebin kendim
Nasıl bir ağrısınız bilsen! Ah kaç zamandır içler acısı halim
Tanrı'nın taşını kırmaya bilim izin vermiyor seni kırmaya içim...

S.Güler-2.7.2021

Devamını Oku
Sezai Güler

Bu gece bitmeden
Gözlerim yatmadan
Ölüm kadar huzurlu uyuyacağım.

Sabahı beklemeden
Yok sayıp ay ışığını

Devamını Oku
Sezai Güler

Derler ki eskiler; zararın neresinden dönersen kârdır
Lâkin aşkın mizanı yok hesapsız yâr
Neresinden döndürürsen döndür bil sonu iflâslık zarardır...

S.Güler-8.2.2016

Devamını Oku
Sezai Güler

Çok çekişmeli geçti de ihale bu haftama kaldı
Geçen haftam da çok uğraştı ama kıl payı kaçırdı
Aslında geçen hafta hak etmişti, epeyce yorucuydu
Lâkin kaderimle, kederimle kavgam yedi yarınıma kaldı...

S.Güler-16.9.2019

Devamını Oku
Sezai Güler

Asma ruhunu, germe cenderelere kalbini
Bugün geçmişi ve yarını bıçaklar bazen
İhbarı vaciptir katilin, susturma adaletini...

S.Güler-14.1.2017

Devamını Oku
Sezai Güler

Gün buzdan pazar, yine bir haziran kışı
Ihlamur ağaçları caddesiz, çiçekleri kokusuz
Herkes panik atak, günü fethetme telaşı
Ben geceden güne esir düştüm yine uykusuz...

S.Güler-5.6.2016

Devamını Oku
Sezai Güler

Uyusam şimdi, öyle kapansa gözlerim ansızın
Tatlı düşler bir ihtimâl ve o ihtimâlse olmaza yakın
Ama kâbusum belli, daha uyumadan, karabasan sızın...

S.Güler-7.1.2019

Devamını Oku
Sezai Güler

Bu sabah sözsüzüz kalbim
"Sessiz kal" dedi içindeki Rabbim
Bu sabah âlemde hissiz, öteki âlemde
Geceden belliydi, sanki gittim geri geldim
Sorsalar şimdi, uyudun mu? Öldüm derdim...

Devamını Oku
Sezai Güler

Geldin sanki, vallahi billahi, geldin kapıyı çaldın bu sabah
Hatta sabaha karşıydı aslında, uykuyla uyanıklık arasında
Uzattım yerinde olmayan kafamı pencereden, eyvah eyvah
Yine deliliklerim mi başladı, ne sen vardın ne esamen kapıda

Bir kaç karga gördüm sonra, karınları tok, namazda vakit sabah

Devamını Oku
Sezai Güler

İki bin on altı, dünü dün, o dün gibi hatırladım
Eski bir vaktim, tek tek, iki bin on altı gül taşıdım
Tek hamlede, gece, bir hışım bin küfür, her hücreme
İki bin on altı gülün sayısız hançeri dikenini sapladım
Ömrüm gül revan kan, kan lâl, şimdi kalbim sızım sızım...

Devamını Oku