Dost düşman gelipte sorunca beni
Harareti sönmemiş kül gibiyim
Toprağa belenmiş görünce beni
Bağbanın dermediği gül gibiyim.
Dert fırtınasını tanksavar gibi
Güneş saklı gözlerinde zamanın...
Nûr kaynatır katlarında semânın.
Samanyolu korosunda bir nefer
Gül kokluyor tellerinde kemanın.
Ay güneşe bağışlamış mehtâbı
Bülbül güle ahuzarda feryatta
Alem intizarda gönül heyhatta
Gül bülbüle nasip değil hayatta
Bülbül gam keder içinde ötermiş.
Kime gitsem kapıları kilitler
İzi kalır zamansız gidişlerin,
Giden gelmez kalan gülmez dünyada.
Hatırası kalır her gülüşlerin,
Beni derde salan gülmez dünyada.
Sultân olmaz bir Süleyman olmayan
Dört mevsim açarım sanma kendini
Sen benim bağımda gül olamadın
Yenip içindeki kin nefretini
Vuslat'a varacak yol olamadın.
Geçmişine sünger çekip unutup
Bakarsın sevgiyle gözünü yormaz
Kemlik güdenlerde özel de durmaz
Öyle her insanda güzel de durmaz
Cennetten çalıntıdır gülümsemek
Nereye gidersen ışık yansıtır
Anlatırım nicelere
Şiir sığmaz hecelere
Bazı nursuz gecelere
Güneş batarsa ay doğar.
Maske düştü nifaklarla
Baktım gözlerine özün gülerdi.
Serçe su içerdi gamzelerinden
Açtım bahârını yazın gülerdi
Menekşe koklarım tazelerinden.
Zambaklar boyunu senden kıskanır
Gözlerim uyku tutmuyor kaygıdan
Borcunun üstüne mi yatıyorsun?
Üstünde taam var diye saygıdan
Masanın altına mı yatıyorsun?
Beni musâit bir yerde indirsen
Methiyeler düzdüm değmesenizde
Havalanıpta şişmeyin ne olur
Kayda değer olsun bir sözünüz de
Günübirlik değişmeyin,ne olur !
Noktalanmış olan dizginiz olsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!