Gelip geçtin bir çırpıda
Geri gel yıllar geri gel
Azrail bekler kapıda
Geri gel yıllar geri gel
Ben hiç sana kıyamadım
Doğduğum köylere basan basana
Böbürlenip kendin kasan kasana
Eşkiyayı tutup adana asana
Yalan muhabbetten geri kalmadık
Herkes işte güçte, bana işkence
Beş koyun beş kuzuyla otlanırsan
Beş eşek beş katıra katlanırsan
Beş tekme yiyipte sakatlanırsan
Şeksiz şüphesiz bir topal olursun
Beş mimar mühendisle oturursan
Usanmadım ,yıllar yılı gurbette
İçlendikçe yazıyorum emmoğlu
Sorma ahvâlimi bu başım dertte
Doktor doktor uzuyorum emmoğlu
Beni boşver kertbuvazdan ne haber
Mademki içinde o ateş söndü
Bir daha yandırma gidebilersin
Aklımda kalmasın son bakışların
Yüzüme bakmadan gidebilirsin.
Aylarca verdiğim kederi unut
Uysal koyun idim arslan kesildim
Düğüm düğüm olmuş ipe asıldım
Ölümü hissettim gel gör nasıldım
İmâna gel hadi ey Allâh kulu
Közüne yandığım külümü harlar
Lisânın kelâmı yülemiyorken
Yollarla yılları bölemiyorken
Kendi kendisine ölemiyorken
Senin yerine Ölemez dağları.
Kimseye kuş tüyü yatak sermiyor
Bir meclise oturupta eylendim
Bir şey bilirmişim gibi Bey'lendim
Şiir nedir dedilerde söylendim
Şiir,gönülleri bağlayıp gider
İyi kötü haberimiz ulaşır
Hoşcakal'ı sığdırdığım dünyâdan
Sığamadım sınamadan giderim
Geç kalanı uyardığım rüyâdan
Kınanmadım kınamadan giderim
Sağır geldi ağır geldi buralar
Sanmaki bu hayat güldü yüzüme
Dönemedim gitti aslî özüme
İnanın vallahi artık sözüme
Giderim meçhûle ayışığında.
Kanadı kırılmış garîp bir kuşum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!