İçine dert olan hasletleri yak
Hayata tozpembe yeşil yeşil bak.
Sarı saçlarına baharları tak.
Sözün umut olsun gözlensin hayat.
Dalıpta bakarsın bilmem nereye
Bu zalım dünyada bir benden başka,
Bilesin kimseye güvenemezsin.
Gözümden düşme sen, düştün mü geri
Gelemezsin, düşersen dönemezsin!
Çok pişmanım! sana ömrümü verdim
Bizde bir insanız hatâ olacak,
Hatasından dönen ihyâ olacak
Herkes büyüyecek ata olacak
Çocukluk yüzümü hiç hatırlamam
İşler garîp, garip dünyâ,
Kimi mecnûn kimi leylâ.
Hayreyleye yüce Mevlâ,
Tek boyun ona eğilir.
Nâm yürümez asâletten,
Zamanla kavgamız davâmız eşsiz
Etrafta gezinir farâzî dişsiz
Bazen sessiz sessiz bazende hissiz
Değer yüreğime zamânın eli
Düşürdü dillerden dillere beni
Alıp gidersin ömrümü
Geri bıraktığın saman
Alamazsın bu gönlümü
Çok uğraştın zaman zaman
Derdime devâyı neyleyim aşkım
Gönül peteğimde zehirim sensin
Yüreğin sarayım gözlerin vatan
Bilakis doğduğum şehirim sensin.
Aklımı şaşırdım gittin gideli
İçimdeki rüzgâr fırtına oldu
Titretir ruhumu zehir sözlerin
Ahlarım kalbimin ardına doldu
Bir damlada boğar nehir gözlerin.
Kükredin özüme emeksizmişim
Duydum ki asıp ta kesiyormuşsun
Fırtına biçmişsin esiyormuşsun
Geçmişe takılıp küsüyormuşsun
Benim gibisiyle şevk bulamazsın
Üstünü bilmezsin denk olamazsın
Zihni fukarâ olanın
Aklı ukalâ olurmuş
Kendi mudara olanın
Nesli madara olurmuş
Mahlûkâta tavaf yoksa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!