Beklemem göğüme güneşi senden
Korkmanı isterim Cehennemimden
Odunu sendendir ateşi benden
Bir yudum su dökmem közlerinize
Kurgulanmış olaylara gebeyiz,
Meğer baştan başa renkli çiçekmiş
Küçükken ülkeyi ben laz sanmışım
Balı tatlı ama kendi böcekmiş
Bingöl'de kaymağa ekmek banmışım.
Antep'te acıyı sererler yere
Güle oynaya gelmedik dünyaya
İlk günden sola sızılar düştü
Düştüğüm zamanlar dayanacaktım
Düşe düşe bana cansızlar düştü
Bana gerek her geleni hayıra
Görülen manzara hiçte hoş değil
Salonlar kapalı içim coş değil
Sazın teli kırık içi boş değil
Beni saz değil söz kırar be gülüm.
Sözler tükenipte sazlar susunca
İki ara bir derede kalmadı
Gelene gidene saraydır gönlüm
Ya sevdim ya sildim gene olmadı
Gözü yaşlılara kolaydır gönlüm!
Selviye benzemez ama orta boy,
Mekan eylemişler gurbet elleri
Hâlis ana babanın her evladı
Ben dalında koklamıştım gülleri
Acemi bahçevan gülün celladı!
Selâm olsun selâm geldi Yağızdan
Gelin gelin hoş gelin de
Aşk ile sarhoş gelin
Arzu edersen Orduya
Elleriniz boş gelin.
İnek attım ahıra da
Çayımız mı acı dilimiz sivri
Duruşummu yamuk kalbimiz eğri
Bitmiyor gardaşım çakallık devri
Tereciye tere satan satana.
Günâhım kadarda sevâbım vardır
Kör ettim gönlümü görmez gözümü
Yıkadım eş dosttan elim yüzümü
Mahşere bıraktım ben son sözümü
İstisnâsız sende katılacaksın
O gün tükenmiştir çâreler derde,
Aşk diyarı gönüldür
Aşka uyuzluk katma
Gönülde aşk ömürdür
Aşka ucuzluk katma
İç aşkın şerbetini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!