Âlemin sırrına Mazhâr olmadım,
Boşalmış bir yanım koydum dolmadım
Hâmıdım dalda erişkin olmadım
Kökümü kurutan el'ler değildir.
Sâhibul vücûda döndüm yönümü
Korkum yoktur zehirinden ağundan
Arzuları toprağına gömerim
Korkmuyorum ateş yağsa dağından
Yalan dünya sana göğsüm siperim
Yalan dünya alma candan cananı
Seni çok sevmenin bedeli bu mu
Denizler içinde aradık kumu
Affet yalvarırım gel kusurumu
Yüreğinin ellerinden öpeyim.
Sorumsuz davrandım kapıldım ele
Nasîpti kader mi kazâ mı anne
Elem mi keder mi cezâ mı anne
Almadı hiç kimse rızâmı anne
Nihâî râhmete ermişim anne
Günâhalara sevâp katayım dedim
Derdime istemem şifa balından
Ben bezmişim sessizlikten canımdan
El tutarsa tuttuğum o elinden
Ölürsem tutmasın elin salımdan.
Gece gündüz gözlerime yaş dolar
Dertlerime uzak durdu çareler
Mekânımda cirit atar fâreler
Bir teselli olsun derken nağmeler,
Perde yanar mızrâp yanar,tel yanar..
Düşene dost olan kambur değneğim
İnsanlar içinden firârım vardır
Daha girmemeye kararım vardır
Üç beş dosttan bile zarârım vardır
Kendimi kendime emânet ettim.
Yalaka dalkavuk hemde ön safta
Yaylalardan selâm gelmiş,
Koyun kuzu meleşirmiş.
Gurbet eldekiler elmiş,
Öyle demiş memleketim.
Dereleri coşar gider,
Emmigızı bââ bahda laf dîne
Son verelim aramızdaki kîne
Laf sohuyon alttan altan bag gine
Bennen duşman olduğunan galusun
Fırahtıya söykenme gız düşersin
Emmimin eşeği anırır gelir
Kurtulmuş bağından salınır gelir
Ayaküstü sevdalandım güzele
İşve naz yapar da sarılır gelir.
At üstünde suya gider pınara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!