Yerin yüzü kızıllandı,
Göğün yüzü mâvi şal'dı.
Umutlarını yüklenmiş,
Kanat çırpan kuş kalmadı.
Ok sinemi teğet geçer
Ey Türkoğlu dinle bu sözüm sana
Canım kurban olsun Azîz vatana
Ne kem baktır ne söz söylet atana
Düşmana rahat yok son Türk ölmeden
Adını tarihe altınla yazdır
Anlamsız bir savaşın içindeyim
Dostumuz belirsiz düşman belirsiz
Paslanmış bir namlunun ucundayım
Korkular belirsiz amân belirsiz.
Îttifâk halinde ceberruthâne
Ne kötü günlere gebe kalmışız
Düşman belli değil dost belli değil.
Dünyanın varına ebe olmuşuz
Düşman belli değil dost belli değil.
Nice insanları tanıdık bildik
Sevgi ile gönülleri kuş eyle
Hoşgörüyle üç metreyi adımlat
Düşmanını merhâmetle hoş eyle
Ağu diye şerbetini yudumlat
Hiç kimseye varlığını yoklatma,
Bir kâtrecik evlât gülüşü sürdüm,
Ruhumun tüm incinmişliklerine
Dileğimde hayâllerimi gòrdüm
Uyandım gerçek dirilişlerime
Yangınsız yüreğimin külyüzüne
Nedâmet filmini kendinden izle
Elâlemden duyup hayrete düşme
Âşikâr eyleme sırrını gizle
Açık vermek için gayrete düşme.
Yüz bin film çevirdin başrolünde sen
Sevdam yüreğimden büyük
Almam dünya sırtıma yük
Ukbâdaki ölümsüzlük
Yollarına düştü gönlüm
Amellerimden şahsıma
Gecelere dargın rüyalarım var
Güneşime küskün kelimelerim
Can damlıyor kâlbimin şakağından
Nutkum tutuk boğumlu cümlelerim
Belli,gidiyorsun gelişin gibi
Eğerki tütmüyorsa yanan ocağım
Dünyaya kapatılmış kapı var bende
Dertlerle kederlerle dolu kucağım
Duvağı açılmamış acı var bende.
Bekleme gelmeyeni gelene yürü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!