İncecikten bir ses gelir
Yetiş imdadıma bu gün
Varlığıma nefes verir
Düşüyor yâdıma bu gün.
Yıkıl yüce dağlar yıkıl
Birileri iş bellemiş kendine,
İtât et! fikr'i âciz efendine.
Kimi yanar durur kendi derdine,
"Bu gün kimi eleştirsek"diyorlar.
Burnunu dikerek arşa kaldırıp,
Gel insanca yaşayalım
Kalpte sevgi taşıyalım
Dargın isek barışalım
Bu hayatın tekrarı yok.
Mala mülke kanmayalım
Hasretim, uzaklar yoran
Sakın ha ! deme var soran
Benim içimde kar boran
Bu ilkbahar sizin olsun.
Gel de gör bende yangını
Geldi geçti mevsim bu hazan değil,
Desem ki yaprak dökümü de değil,
Lâkin; insan dökümü yaşanıyor
Yüreğimde, bu ilk değil, son değil !!
Fikirlerim dış dünyâmı yeriyor
Duydum ki beni yerip
Arkamdan iş çevirip
Sinirlerimi gerip
Her işin zamanı var.
Benden kurtuldun sanma
El'deki ilkbahar bende sonbahar
Sönmekte bilmiyor içimdeki hâr
Mevsimlerden hüzün aylardan bahar
Yaz ayında kışa değdi bu kafa
Düşman bayrak açtı ben buyum diye
İnsan dediğimiz ne ölçüp biçer
Gelenler gidişte yüklüce göçer
Ecel şerbetini gün gelir içer
Hakkın sofrasında bu kavga nedir?
Karşı taraf karga olsun kuş olsun
Gazabı yakındır bu bakışların
Ahını aldınız tüm babaların
Kaç kurtul tutarsa hala tabanın
Leşin kargaya yem olacak bir gün
Bakışları kurşun olan şahinler
Nüfuzlu bir adamsın bütün dünyâ senin,
Açılır tüm kapılar baş üstünde yerin
Bu bağlı ayaklar senin, bu künye senin.
Bir gün umrunda olmayacaksın kimsenin.
Şimdi soğuk bir masada dinleniyorsun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!