Yüce dağ başına düşünce sisler
Yaz hazâna diyormuş ki gel beri
Kar yağdı yağacak diye bahisler
Açıldı, kar boran başlar sel seri
Dünyanın ahvâli insânı üzen
Fikr-i teâtîde kalırım bazen
Menfâat üzere kurulmuş düzen
Ne kalpgözü koymuşlar ne yâryüzü
Sebebim dediğim canından bıkmış
Üryân geldim şu dünyaya üryân giderim,
Ne mal cana yonga imiş ne cana cânan.
Gözlerimden akan yaşı giryân ederim,
Bu dert bana kanka imiş ne bana dermân.
Sayılı günlerimin arefesindeyim,
Aslımız Âdemden neslimiz Oğuzdan
Kıpçak Kırgız kazak Çeçen gagavuzdan
Fatih Sultan Mehmet,Kanûnî Yavuzdan
Ne mutlu bu gün bile hür'üm diyene
İçimizde sevgi ağrı dağı kadar
Sel olupta aktık Ortaasyadan
Şanımız duyuldu ayak basmadan
Seslendik âleme hiçte susmadan
Ne mutlu ne mutlu Türk'üm diyene
Îmân nasîp olsun Allâh diyene.
Kadın erkek demez atın üstünde
Sert geçer ömrümüz senelerimiz
İnceden inceye batın üstünde
Dert yanar canımız nenelerimiz.
Çeksede dünyalar kadar zahmeti
Çok şeyleri kaybettik
Ararız fellik fellik
Baksana hep delilik
Nerde anlayan güruh.
Nerde eski aşklar nerde sevgiler
Anılarda kaldılar birer birer
Hayat bahçesinde bir yeşil biber
Acı diyerek mi yere atmalı?
Hayatta biberden acı şeyler var
Gittiğin günden beri
Günler getirmez geri
Kaldım bir kemik deri
Söyle sen neredeydin.
Ben sana yanıyorken
Susarsam sesime sarılır feryât
Samanyolu kadar dert yüklü sînem
Gönlümün bestesi kâr etmez heyhât
Köşe bucak dolu nereye sinem..
Haykırsam çatala takılır nâme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!