Mumyalanmış bedenlerden haz duyar,
Çürümüş bir zihniyetten hayr umar,
Mevlasız muhabbetlerden aşk umar,
Ebleh, zâtını hâşâ Züleyha görür.
Boğazına kul hakkından sarf yapar,
Söylesene Sevgili, yüreğindeki hazineleri taşımaya hangi kelimeler layıktı
Hangi kelimeler çarpıldı kalbinin gölgesinde
Nasıl dayanabildi cılız kelimeler
Yüreğindeki paha biçilemezlere
Hangi sözcükler kıymetli acılarının altında ezildi
Hangileri mutluluklarını yansıtmanın ulviliğine ulaştı
Zannetme ki gülüsün, o yaban toprakların
Gönlümün bahçesinden çalınmış tohumların
Aşk kokan yaprakların, şifalı balın
Nefesimden, ruhumdan, bengisuyumdan
...
Hicranınla doluyum bilmem kime sarılsam
Bülbülvâri nidâlarla bir sahtekâr, âhüzâr edip gûyâ aşkını âşikâr eder,
Gül sükûtta bu sahtekârlık karşısında, zirâ gerçek aşık âr eder.
Cam kırıkları gözlerinde kanadığım
Dudaklarımdan sızar kızılca bir damla
Sessiz çığlıklarla haykırır kalbim
Diyorsun ki uzak dur, canımın canı
Mevsimlerim hep kış, hikayem acı
Silemezsin gönlümden, gözümden yaşı
İstiyorsan sen git, hayalin kalsın
Aşkı yaşadım yeter, kalsın dahası
Vakti gelince çöker gönle bir sızı;
Yolcuya yük olur kalbin ağı ızdırap.
Ne kadar saklansa kaderin izi,
Sonunda görünür; kaçış yok, hesap.
Dünya bir gölgedir, geçer serinden;
Bulaşınca ruhuma,
Ruhundaki hüzün...
Ölesiye çığlıklar atar gözlerim.
Har ikliminde...
Donar bakışlarım.
Dudaklarım suskun...
İnsan konuşunca sanır ki hüküm onda
Bilmez; asıl hakikat saklıdır sükûtta
Koca kainatı tartar kendi aklınca
Oysa kendini tartsa ki, kefesi boşta
*
İnsan kaybedince kendini, boş konuşur
Çocuksun derdi...
Hiç dert görmemiş gibi...
Yüzün çizgisiz ve ellerin narin
Işıl ışıl, hiç sönmemiş gözlerinin feri
Dudaklarınsa her an gülmeye meyilli
Saçlarında bahar kokuları...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!