Sustum...
Bütün cümleleri uyuttum...
İçimdeki mahşeri kattım önüme,
Âşina bir tekliğin sultasına pustum.
Menzili olmayan kelimeleri
Yutkunup acı acı,
Canhıraş, sükûnetin kıyısına vurdum.
Ki susmak son demiydi çaresizliğin
Öylece sustum...
Ve durdum.
Heyûlâ bir seferin ortasında zihnime
Yetişsin diye ruhum.
Dört nala seğirten âsiliğimin
Çekipte yularını
Öylece durdum...
Ben ki tâ ezelden isyân ile mâtûftum.
Ruhumda dallarına kuşlar tüneyen
Yemyeşil bir ağacın gölgesini buldum.
Gözlerimi kapattığım bir ân-ı seyyâlede
Ne maziye esirdim, ne âtiye kuldum.
Nedamet, çağlayan olup taştı içimden,
Okyanusla buluşmasını seyre koyuldum.
Bir secde kucakladım durduğum yerden
Bir mefkûre doğurdum.
Ben ki,
Asırlardır hûlyaları süsleyen
Asûde bir mevsimin renklerine vurgundum.
Ve ben ki tâ ezelden nisyân ile mâruftum..
Unutmuştum.
Durdum
Bir seyr-ü sefer tamamladım durduğum yerden.
Yeni bir sefer için yola koyuldum...
E.Tabur
Nisan/ 2020
Es Ra
Kayıt Tarihi : 27.04.2020 13:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



