Yazin, gününü mevsimini saatini vaktini saniyesi dakkasinca kollayarak geleneksel kanaatlerle alisilmis kaniksanmis ve kelimenin tam anlamiyla kabullenilmis söndürülmesi bütün ihanet ve ihmalleri icinde barindiran ÖRGÜTLÜ ORMAN YANGINLARI yerine,her türlü topraksiz susuz yaylasiz caglayansiz dagsiz vadisiz bagsiz nehirsiz deresiz bahcesiz insansiz ve toplumsuz kirliligi cirkefligi rezilligi kurakligi arizayi cöllesmeyi mendeburlugu yalnizlasmayi murdarligi viraneyi demir hurdasi ve beton yiginina dolusup parkedilmis süslü kurdeleli KONTEYNER hücreleri gibi, dünyadan yitmis saklanmis kaybolmus sonsuz sürgünlügün ve ebedi sürüklenislerin moloz yekununa; gösteris morguna; müstakil bencilligine; dört mevsim fiyakasina; ve tarifeli tarifesiz yabanilesme muhtacligina yapilip yerlesmis TATiL MANZARALI kiyi köse bucak sahil yerlesim yerleri; haydut- haramiler eliyle durumu düzeni mafyalasmis kanunsuz kuralsizligin keyfine buyruk rant yagmaciligi ve talanciligiyla; ormanlari yanmis yikilmis; deresi irmagi iklimi bostani suyu bagi dagi bahcesi börtüsü böcegi döngüsü dogasi kiyamet edilmis dünyanin yerine; ve insanligi ölmüs topyekün degerler toplamina rüsveti torpili avantayi imtiyazli ve öncelikli kilarak, KACAK YAPILASMAYA sinmis sigic olmus günümüz güncelindeki insan tipinin sosyetik ve medyatik mezarligindan baska bir sey degildi..
Sözde en TOPLUMCU karsi gelenlerini dahi ( ve hatta piyasasi borsasi acik artirmasiz gösteris budalasi kulluga listenin en basina koyarak tüketip harcayan ) evire cevire kisisel varligini, yitik kimligini, kayip künyesini, bozulmus kisiligini, imrenmis aliskanligini, duyarsiz lgisini, sorgu sualsiz kapilmisligini özgün ve özgür olmayan gedikli güdümlü iradesizligini sifirlayarak; ülke devlet ve toplum zenginliklerini tüm sahsi cikarlarina kapatip kundaklayanlarin kurdugu CARPIK KENTLESMELERDEN yahut sahil deniz kiyi koy ve manzarasi genis tek tip yalnizliga kondulasmis insansiz-toplumsuz VILLA manzaralardan daire düzenekli mezarlik tapusuna sahip olmak icin birbiriyle nispet yarisarak ( insanligini pazarliksiz piyasa tartilarina kul köle ederek ) cartayi cekip can vermeye her yolu mübah saymakta..
Makyavelli`akil fikir kafasiyla; NITCHE ´nin `yolu ne olursa olsun birinci gelenler hakli olarak da hayata hükmetmenin hakkini kanununu yapar yönetirler `iddasini Rüst, Rabbani, Haldun yahut Konficyus`un `kalkinmak ya herkes ya hic kimse, onurlu emek, etkin ve yetkin paylasim ve erdemli insan olmadikca erdemli onurlu etkin ve yetkin kalkinmis gelismis toplum olma ihtimali ve sansi asla yoktur ` idddasina muhaliflik eden haramiligin dayanip güvendigi cehennem zebaniligini imal ve imar etti dünden artiga kalan bu günümüz.
Hicbir doktor dermanim carem ilacim imim tümüm cözümüm ilmim bilgim becerim durumum mümkünüm haddim hududum ufkum yetkim yeterliligim yok ve buraya kadar demeksizin, her karsilastigi carasiz zayif ölmek üzere veya ölmekten beter ve zavalliliklar durumuna HAKKINDAN GELECEGiNE dair beklenti uyandirip kendine umut besleyen güdümlü teslimiyet ve BAGIMLILIKLAR asilar. Avukatlar da öyledir, isverenler de öyledir, müleci tüccarlari da öyledir, sürgünlük tacirleri de öyledir, tarikat tüccarlari da öyledir, siyaset de aynen öyledir..
Hayatin yorup kusattigi ve yasadigi herseye anlamsizllik yükleyen issizlik sevgisizlik saygisizlik bencillik haramilik zorbalik sefillik sorumsuzluk caresizlik liyakatsizlik kimsesizlik yalnizlik hukuksuzluk yolsuzluk kayitsizlik karamsarlik karanlik yilginlik degersizlik itibarsizlik ilgisizlik hiclik tükenmislik korku kabus gerilim bunalimlar silsilesinde akil sinir tanimayanla dönüp kivranan kaybolmuslugun her türlü can cekisimini yola düsürerek danisacak kapi, siginacak yer, varilacak yurt, gidilecek itibar, yakinlasacak insan, güvenilecek umut , dertlenecek care, tutunacak dal ve sakinlesecek huzur arayan kendinden kovulmusluk halinin sarilip sigindigi feryat figan perisanligidir, tüm buralardan kopup gelenleri karsi konulmaz iradesizliklere teslim alarak kolladigi firsati kaynagi tükenmez SERVET AVCILIGINA dayayip döseyen zavallilik ve zaafiyet endürislesmeleri. Derken moda müzik magazin gida medya furya fors estetik dekor döseme fal hurafe afyon narkoz foya hirs yaris güc ve gösterisliligi girer insaniyla hayati arasindaki kovulmusluga. Avukatlar, davasi dosyasi nizahi derdi sorunu huzursuzlugu hic bitmeyen ve olur olmaz her sartlandirilmis kiskirtmalarin CATISMA KÜLTÜRÜ ve KAVGA IKLIMIYLE birbirini bogup bogazlamaya terkedilmis insan kalabaliklarini asla müsteri yoklugu ve i kitligi cekmeksizin kendilerine yapilan hicbir basvuruyu kesinlikle üstesinden gelecekleri vaadiyle raflayip dosyalarlar. Doktorlar da saati seansi ölmedikce bitmeyen gel-gitleri kapilarina muhtaca düsmüs sürüm sürüm sürüklenislere receteleyip damgaladiktan sonra hicbir illeti veya aciyi dermana baglayip dindiremeyeceklerine dair en kücük ifade belirtisinde bulunmaksizin, asla aday basvuru ve müsteri yoklugu cekmezler…
Sosyolojide davranis bilimlerinin insan yasam zorunluluklari seyriylle iliskin kabaca bes hayati evresi vardir. Beslenme, Barinma, Egitim, Katilimcilik ve Kendini Ispatlama siralamasiyla her insanda olmasi ve olusmasi gereken bu evrelerden yoksun her kisi hayata eksik baslar ve eksigini iskaladigi degeri hic birseyle dolduramayacagi icin eksik ve eksikliklerle bitirir. Hele hele BESLENME-BARINMA gibi en ilkel hayati ihtiyacini eksikliklerle yasamaya baslayan insan, sonradan hayatin yükleyecegi hicbir yogunlugu dayanma direnme veya karsilama gibi saglamligi olmayan tükenmis bitmislikle ZAVALILIGI KUTSAYIP her baskin gelen gücün yalvar-yakar disiricisi ve boyun egici durumunu kisiligine yedirip kabullenir. Bu tutsaklik, herseyin hayatini otomatige baglayan dünya hayati ve insan kisiliksizligi üreticiliginin tavugu sigiri sürüyü sütü yumurtayi ariyi kovani petegi pastayi böregi lahanayi sogani sütü yumurtayi helvayi atleti sütyeni rimeli ruju tangayi ökceli ayakkabiyi sac ekme macununu botoks siringalama dudagini mutfak robotunu eksozu depriyaji asansörü tohumu gübreyi nasil ve nerden ne maksatla üreterek tüketime sunuyorduysa, insani zavalliliklarina,; ve zavalliliklarini da insanina göre yapip icat edip ayni üretim fabrikasyonculugundan sinirsiz sonsuz cok kullanisliliga münasip TÜKETiME sundu.
Nisan / 19
Morpembesine
Her yer dökün saçın
Her yerde hiç bir şey ve her şey
Dağılmış bir çığlık yankısı
İnsana duyduğun hasret
Yangın yeri çöl ve sırılsıklam susuzluk
Sen adam olmazsın ferinde yanıp erirken saatin sarkacına meram bağlamış olan mum,
Seyreder durursun ömür heybesinde bugünü var yarını yok darıdan bulgurdan yavan yaşık sofrası öğünü hiç bitmez sandığın badesi ve vadesi DOLUDAN; bu bir ÇEVŞAN sarhoşluğuna pervane olmaktır esersin bağdan tarladan bostandan ve bahçeden, belki bir avuç asma kuru üzümü yahut nohut kavurgası değilse bir yudum suya parmak uçlarınla dokunduğun deli gönüllerden burkulmuş bulanmış ırmaklar gibiye, ağlar mısın çağlar mısın belli etmeyerek etrafını saran sonsuzluğa; ve avuçlarından damla damla dökülüp akarak, belki bir dahaki şafakta varsın burda, belki akşamı bulmaz, sessiz fısıltılarla çağrıldığın acı yellerin ve mektubu görülmüş rüyalarıyla düşer gölgenin peşinden akşamın yokuşu aşağısına mezun olduğun dünyadan çekmiş çıkışmış, sırrı hikmeti bilinmez esrarengizlere süzülüp gitmişsin.
Seyfi
Bakiyorum gelen gidene
Gözlerim benden ben gözlerimden daha iyiyim
Toplayip götüren ne ötesindeyim zamanin ne berisinde suyun topragin
Tüccar carsilardan
Iblis borsalardan
Karakteri sicili bozuk piyasalardan
Hickiriktan öte her damla yagmur
Agittan öte yakip kavuran yadel diyari hasretlik
Adi sürgünmüs gurbetmis terki devranmis tasaymis cileymis
Ogul usak kac bir nesil ev sahibi kederle
Ucu kacik bir hüznün durmadan kayip günlerine ilmekler baglaya baglaya
Ne dertler söylesti ne sirlar söyledi yapayalnizligin soguk odalarinda
Usturavalli,
Mangoyu…
Soyulduca kabuklari dökülen tras sabunu gibi
Eski reklam afislerinde kizil ve lüleli saclariyla ince belli
Sivri topuklu
Üfürsen ucar kirpiginden kasina cilali boyali
Cürükler mecrasinda cot islemli cesit insan
Icinden cikilmaz kaybolmuslugun
Kahirli vasfa kederli topluma kefilsiz sahitsiz mükellef
Forsu cakasi hurafesi calimi gösterisi
Celenginden cicek söker koparir gibi
Cok sükür cenazelerde görüsüp selam kelam ediyoruz kadar ancak
….
MORUK TONGADAN
………
Siz benden daha iyi bilirsiniz ya
Yantirigi yamugu alingiri cilingiri egriyi bügrüyü
Bir telgraf cekin
Ay kücülünce
Müebbetine düstügü,
Karanligin zifirzindaninda büyüdügü siyah nevresimin
Kendi üryan topragindan hayal perdesi süsleyerek geceleyen dünyanin
Inanma sen öyle kimsiz kimsesiz hayal ve düslere …
Ne terzisi vardi ne atlas dikip söken makas




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!