Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Köprü kaldirim
Korku beldelerinde girdap dolanarak
Sevgi sofralarindan yüz cevirip yaka silkeleyenlerindir
Ve asktan ocaklar söndürüp toprak tasiyarak verimli bereketli hayattan
Sonunu cöllere baglayan hozan noktayi gecmisle gelecek araligi kadar
Suyu kurak nehirdir

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Namet azgını dediklerine
Bir fecaat ki
Ve bir merhum icat ki
Sıra dizilimleri tekdüze, silik, bulanık
Ve sefil
Çalıp duran kamçılanmışlıklar ve boğumlu sirenler altında her sapan yol, yolcusundan davacı

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Avrupaaa
Avrıupaaaaa duy sesimiziiiiiiiii
Naraları attıran tuz yalımı alıştırmalarla...
Duymuş olacak ki Avrupa bu anfi tiyatratik talaş tozunu
Sövecek bir yer bulamayınca kendi kendini kılıçlayıp kamalayan
Hiper-yum bilet pahası kendi can kesesine imal rendelenmişlerden

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Nami diger,
Dogdugum günden beri ben bu isin icindeyim
Zifirden, erkenden, isigi uyandirir sisli puslu tülden duvakli perdeler
Sabah ezaniyla birlikte sokaklarin kapilari aralanir dünyaya
Zifirden,
erkenden,

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Buğulu perçemli kaynayan fokurdatan çaydanlık gibi
Vadesi günü gelince
Ve yorgun yokuşlarına yük saran ömür zamanı boşlayıp bırakmalara tıkırdayınca devir geçer rüzgar tersine döner
Zararına gider dünya
Çarşı bazar toptancı alel eceline harabolur
Bir o yana

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sorunlar dertler kaygilar, bütün kusku celiski endise ve korkulariyla kaynagindan kökenlenen yerinde sebeplerle cözülüp saglihga sihhate ve huzura kavuturulmadigi sürece, baglayan kördügmlerde olani katlayip katmerlendiren kaderi kederi ve acziyeti hic degismez eskisinin aynisini tanidik bildik tertipte düzende hersey ve herkes adina artirir cogaltir.

Hak hukuk paylasma onur itibar ilgi duygu düsüncesiyle beraber, sorumluluk akil fikir vicdan haysiyet ve hassasiyetini terazileyip dengeleyen emege cabaya ve gayrete hor kör küskün kurak kalarak gecmis tüm zamanlarin deger kazanimlarini israfla ihanetle istismarla ve ihmallerle kopup uzaklasan hazir kaliplarin kkullnisli endüstri denegi durumuna kul köle olan KARGOLU KARGOSUZ teslimat, günden güne biriktirdigi kokusmus yozlasmis ve topragin can damarina, dünyanin damina, hayatin temeline suyuna evine yoluna duvarina her türlü kirliligi pisleyip kacan kaypaklik kabizlik ve kaytarmalarla biriktirdigi yere ve güne tikanir yarinini coktan harcar yikar yagmalar ve tüketir insan.

Sürükleyip götürdügü esaret enkazinda heryerde ve her zaman sucu sabikasi degismez karakter ve kör dügümlerde sabit kendisiyle karsilasacak olan bu kazzikli kizakli zikzak, saplantisinin kulu kölesi olmaya herkesin kendi cikar önceligini ve menfaat düskünlügünü önceleyen noktasindan halkalnip zincirlendigi ve kisiyi insanliktan azad edip cikaran yaratiklasma hücreleriyle kapis kapis tüketmeye alistirildigi MAGAZIN FURYASI kundaginda dogup; topraktan tanidigi herseyden sogumus uzaklasmis yabancilasmanin dengini tanimadigi herkesle EKRAN TAPINAGINDA hir gür kavga kin kahir küfür lanet acimasizlik sevgisizlik darlik yokluk sefillik cahillik rezillik kepazelik karaktersizligine ve onursuzluguna yedirip doyurup besleyen cark ve carmiha dönüsüp takas olur toplum ve insan.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Liseyle Merkez Ekmek Firini arasinda dösenmis parke taslarin, Kadi Burhanettin Orta Okuluna dogru calgicilar sokaginda baslayip biten sehri hizla yikilip silüeti bozulan eski evlerle yine ayni hizla artip cogalan apartman dairelerine etirip götürürdü caddeler boyunda birbiri ardina sirasinin gelmesini bekleyen taksiler ve faytonlar.
Oglu terzi kendi SINIHCI olan ihtiyar kadina kolu cikan ayagi burkulan kürek kemigi kirilan her hali müskül kör topal en cok BAHCEBASININ dar sokaklarindan kivrim büklüm kiliseye yakinlarda bir yerde vasita cagirip seyriseferin bas müsterisi olurdu. Bundan baska sinemaya lokantaya uzaktaki akraba ziyaretine dügüne toplu fotograf cektirmeye yahut magazalarda üst bas görmeye KiCi KAPIYA kadar evin ufakliklarindan birini yollar kapiya getirirdi taksi yahut faytonu.

Merkez bankasinndan sonrasiydi sürekli su alarak YENI YAPILASMAYA batip giden yarinki gelecek. Hemen orda kulaklari cinlasinlar; Fethi Celikbilek, Gudük Naci, Zeki Ceran, Sule Yilmaz, Halil Uslu, Muammer Caglar…gibi okul hayatimzin unutulmaz isimleri meger biz hic farkinda bile olmadan ne cok hayat bilgisi ve insanlik dersi verip ögretmislerdi.

Hani MUTLAK BASARIYA veya EN FAYDALI OLMAYA dönük degildi kimliginde ve kisiliginde INSAN degerliligi olmdikca ögretilen bilgi beceri. Cünkü `büyüyünce ne olmak istiyorsun `sorusunu her bir tuttugunu koparan KERPETEN olmak isterim demeyecegi gibi, her kavradigini basariyla sonuclandiran GREYDER yahut mutfak robotu olmak istiyorum da demeyecektir hayati bilip ögrenmekle mükellef her kisi.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Mutluluk, erişilmesi zor olanın acısı ve yokluğuyla avunup hayatı geçiştirmek değil erişilmesi mümkün olanlarla yetinip duymak doymak ve yaşamakla özdeştir. Aşırılıklarsa insanı sahip olana ezer bozar köleleştirir veya kıyaslayarak isyan ettirir. Her iki durum da özü içeriği konumu ve gerçekliği değişmediği sürece mutsuzluğa sebep sorunlar doğurur ve biriktirir. Bu yüzden adaketli somut gerçekler bağlamında herkesi kapsayan ve hiç kimseyi ayrıcalıklı sınıf imtiyazına tanrılaştırmayan ortak akıl fikir duygu düşünce duyarlılık ve bilinçle kazanımları paylaşarak doyum dengesi şarttır.

Somut hiç bir yaşam gerçekliğine bulaşıp dokunmadan iğreti soyut ve dften püften yapaylıkla ilişkilendiği yahut etkilemeyi amaçladığı topluluklara hamaset ahkamı kesmek; insanların güvenini beklentisini ve iyi niyetini suistimal edip kötüye kullanmakla özdeş olan TANRIDAN ROL ÇALMAK denir böylesine.

Mutluluk ve gerçeklik açığını ve açlığını gideremeyen; ve gidermekte yeterince gelişmiş oluşmuş akıl fikir irade özgürlük mantık deneyim birikim özgüven ve özgür irade donanınlılığına sahip olmayan tutucu gerici kısıtlı basma kalıpların esiri kişiler ve zorunlu olarak yüzeysel formatlı sahteliklere baş vurur ve aslında maddi talepleri olan dürtülere odaklandığı sınırsız sahip olma isteğini manevi soyutlarla maskeler veya kullanışlı araç olarak istismar eder.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yasamsal degerlerden yoksun, haysiyet duyarlilik ilgi ve hassasiyetini yitirmis basina buyruk dürtülere insanligini terkedip ilkesiz ilkelligin kulluk kölelik yükünü ve harfiyatini hayati dönüm dolasiminin vazgecilmezi sayan insanlik cöplügünün ne toplumsal hafizasi vardir ne de özgün karakterde kisiligi.

Ikisinin olmadigi yerde hem toplumuna ihanet edilir hem de ülkesine topragina talan tarumar ganimeti icin kendine sinirsiz sorgusuz tecavüz etmeyi hak sayan aklil fikir anlayisinin inanci ve izni makul ve münasip görülür.

Bu yüzden de en cok YALAN- YANLISLARIN adresine müracatin her türlü ibisvari sinsiliginin huy seciye hüner yol yöntem marifet arac gerecleri kafasina buyruk DÜRTÜLERE göre ayari ve düzeni verilmis kisi keyfiyetini sinirsiz sonsuz yetkiyle donatan TANRILASMASININ sahte ve dalavereci din imanciligi kurgulanip kotarilir. Her kafadan bir ses denilen yerin kendinden baska hic kimseyi umursayip önemsemeyen BASIBOZUKLUGUNA dair ortak yasamin hic bir kural kaide kanun nizamini tanimayan yalan ve yanlislarla kutsanmis ve kurumsallasmisliga hükümran param parcalanmisliklarin rantiye düskünlügünde ÜSTÜN ve BASKIN gelene tabi yapay insanliga yapmacik TANRILAR icat edilir.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hayal kuran
Adalardan geçince evi verana yıkılmış rüzgar
Yarası tazelenir..öyledir ya..Ondan beter seviyorsam
Frankfurtta çarşısı azad bir pazarsam ve biraz var gücüyle koridor
Biraz köln köprüsü tren
Akdeniz kanı çekiyorsa gözlerimde mil mil ağrıdan

Devamını Oku