Sevme Niyazi!
Aman oğlum, sakın ha…
Duydum,
Seveni bir şey yapıyorlarmış burada.
Sonra bi ara kulağına söylerim ben o şeyi.
Millete ayıp olur şimdi.
O şeyi yapanı da seviyorlarmış ne hikmetse…
Aman Niyazi.
Uslu dur.
Ne sev,
Ne de…
…
Sevme Niyazi!
Yazık olur sana.
Bunca yıllık ahbabız.
Kıyar mıyım sana…
Acıtıyor oğlum.
Öyle böyle değil.
Hani –fermuar- deyim ben sana, sen anla.
Ondan da beter…
Aman…
Aman Niyazi…
…
Niyazi!
Sevme!
Bak küpe olsun kulağına.
Ne vakit kıpırdansa için,
Gelsin hatırına.
Ulan adamın aklını başından alıyor…
Hani alışmışsındır biraya.
Milletle gelirsin de bir araya,
Madara olmamak için
Sende rakı çakarsın ya…
Sonra çıkarıverirsin ortaya…
Öff…
Ulan vallahi daha beter Niyazi!
Aman deyim…
…
Sevme dedik ya Niyazi!
Laf dinle!
Bak bakayım hele,
Sen hiç ağladın mı?
Yok oğlum, öyle değil…
Rahmetli baban Muhsin amca göçtüğünde,
Ben de salıverdim çeşmeleri.
Hani böyle,
Hem pınar akacak,
Hem kızacaksın kendine…
Sen kendine kızdıkça, o akacak.
Gözlerini sel basacak oğlum.
Ağladın mı hiç böyle?
Bak dalga geçersen fena olur,
Ben ağladım.
Ağladım Niyazi!
Sevdim de…
Sen sevme Niyazi!
Ağlama!
Niyazi oğlum!
Sevme! ...
'Gülziyâ; bir deli derviş...'
Osman Aykut BulutKayıt Tarihi : 30.4.2010 22:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!