Eyüp Kabristanında dolaşıyorum
Bir ecnebiden farksızım
Seng_i kabirler bakıyor bana
Bende onlara anlamsızım
Aman aman ölüm ne yaman ayrılık
GÜL KOKULU PEYGAMBERİM
Dilinde Kur'an-ı Mucizül beyan,
Anlatıyor her şeyi ayan beyan,
Mest olurdu seni bir kere duyan,
KELEBEK DANSI
Kelebek dansı kadar kısa
Yaşıyoruz hayatta,
Kanatları narinde olsa
Hissederiz varlığımızı
Bilinse dahi çabuk gelir ecel
Benlikleri kaplamış tûl-u emel
Nihayetinde boş defter-i â'mâl
Benlikleri kaplamış tûl-u emel
HÜZÜNLERİMİ AL GÖTÜR
Hüzünlerimi al götür, yele ver.
Çakıl taşlarım sürüklensin, sele ver.
Bir tılsım getir bana bir iksir ver.
Ömrümün dalında kalan son yaprağı da sen dökme.
Benim gönlüm bir kelebek,
Olmak ister.
Bahar gelince her çiçeğe,
Konmak ister.
Girip yârin bahçesine,
Zaman dedikleri,
Saatler, günler, aylar ve mevsimler,
Onulmaz bir yaraydı, böldü sessizliğimi,
Bir yıldız kayıverdi gökyüzünden,
Erkenden soydu can evimi,
Tahterevalli dünya,
Gel birazda sen oyna.
Taş, taş üstüne yığma,
Altta kalırsın sonra.
Tahterevalli dünya,
Kuruyan dudakları
Çatlayan toprakları
Hasretle yanmışları
Kevser Seli bassın
Hazanlı gecelere
MUHTEŞEM BİR AHENK
Yıldızlara baktım, gece boyunca,
Dizilmiş Kehkeşan Hakk’ı zikreder.
Bülbülleri duydum, seher olunca,
Dildeki nağmede, Hakk’ı zikreder.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!