(Sadece Son 1 Ay)
Burada şiir listesinin yer aldığı sayfanın hangi gün kaç defa açıldığını görmektesiniz.
TARİH
HİT
-
1
-
2
-
1
-
1
-
10
16
-
10
17
-
10
15
-
10
18
-
10
18
-
10
13
-
10
16
-
10
15
-
10
16
-
10
18
-
10
14
-
10
13
-
10
14
-
10
14
-
10
12
-
10
5
-
10
14
-
10
15
-
10
12
-
10
9
-
10
14
-
10
10
-
10
14
-
9
16
-
9
19
-
9
16
-
9
25
-
9
11
-
9
18
-
9
15
-
9
17
-
9
18
-
9
18
-
9
20
-
9
19
-
9
21
-
9
29
-
9
21
-
9
15
-
9
20
-
8
22
-
8
14
-
8
20
-
8
11
-
8
15
-
8
21
-
8
4
-
8
18
-
8
23
-
8
17
-
8
16
-
8
6
-
8
8
-
7
15
-
7
14
-
7
18
-
7
18
-
7
6
-
7
15
-
6
11
-
6
2
-
6
3
-
6
2
-
5
1
-
5
1
-
3
3
-
1
3
-
1
1
-
1
3
-
0
10
-
0
14
-
0
12
-
0
13
-
0
14
-
0
15
-
0
14
-
0
12
-
0
10
-
0
15
-
0
13
-
0
12
-
0
11
-
0
12
-
0
13
-
0
12
-
0
14
-
0
11
-
0
13
-
0
14
-
0
13
-
0
16
-
0
11
-
0
8
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Dört başı mamur hayaller kurmadım hiç Sıcacıktı,ucuzdu, insancaydı hayallerim Sonsuzluğa değin uzatmadım örneğin sevdamın ömrünü ama Kelebekler kadar kısa ömürlü olacağını bilmedim Bir başına kalacağımı hiç düşlemedim Pembe dünyaya sahip pembe panjurlu bir ev değildi düşlediğim Sıcaktı, benimdi, bizimdi umudun diğer ucunda Bir lokmaydı bir soğandı fakir bir hayaldi aslında Hani nohut oda bakla sofa Tabir bu ya dev gibi mutluluk olmalıydı ortasında Kar kapıyı kaplamalı yüreğim ...




-
Burhanettin Akdağ
Tüm YorumlarSevgili Sevilay Şahbaz bacımı epey zamandan beri tanıyorum. Gül yüreğindeki dost sevgisini iyi biliyorum. Hayat karşısında her zaman deli yürektir kendisi, ama acımasız hayat ona da bir sille vurmuş ayırımsız olarak.
Tanımaktan mutlu olduğum can bacıma birşeyler yazmak bugüne nasipmiş. İyi ki ...