GURBET
Gurbetin kahrı zor gecesi kara
Hasretlik açıyor bağrıma yara
Bir ateş bağrımı yakar kavurur
Deli bir poyrazın yelindeyim ben
Benliğimi diyar diyar savurur
Bir leyla bir şirin halindeyim ben
Bir canın uğruna candan geçmişim
Ağlasam ne yazar gülsem ne yazar
Aşk yolunda kefenimi biçmişim
Yaşasam ne yazar ölsem ne yazar
Onunla var oldum onsuz divane
O kadar kolaymı anlatmam seni
Gözlerini bilmem yüzünü bilmem
Belkide dertlere salarsın beni
Huylarını bilmem sözünü bilmem
Sen bir muammasın sen bilinmezim
Dert keder dolu değil mutluluklar otağı
Orda sevgi yumağı sağlam dostluğun bağı
Görünmezken ufukta gelecek mutlu günler
Veda bile etmeden kaybolur gözden dünler
Dağ başı duman şimdi ceylan kuru göllerde
Gece hükmün sürüyor güneş farklı yerlerde
Sahtelik deryasında nice canlar boğulur
Nedendir bilinmez gözüm yaştadır
Derde derman bulmaz akıl başta mı
Yaşadım bir ömür yıllar boştadır
Kar yağdı saçıma suçu saçta mı
Yürek buz bağlamış gönlüm kışta mı
Ne zaman bir çifti görsem el ele
Olmaz der kaderim hayale bile
O zaman ruhumda kopar velvele
Vaz geçilmiş hayatlarda yaşanan
Vaz geçilmez sevda türküleri çağırdık
Çağırdıkta duyuldumu çağrımız
Ne geldi beklenen gelecek
Ne gelecek beklenen
Ucu yanık mektuplar salındı




-
Burhanettin Akdağ
Tüm YorumlarSevgili Sevilay Şahbaz bacımı epey zamandan beri tanıyorum. Gül yüreğindeki dost sevgisini iyi biliyorum. Hayat karşısında her zaman deli yürektir kendisi, ama acımasız hayat ona da bir sille vurmuş ayırımsız olarak.
Tanımaktan mutlu olduğum can bacıma birşeyler yazmak bugüne nasipmiş. İyi ki ...